Cuma, Eylül 17, 2010

YOO HAYIR, ÖYLE KOLAY KURTULAMAZSINIZ ELİMDEN, ADA FOTOLARI İTİNAYLA GÖSTERİLİR!

Demiştim az önce, kurtuluş yok hemen. Şunun şurasında bir haftalık tatile gittin demeyin, göstermeliyim her birini, sokağını...

...bütün bir duvarı kaplamış çarkıfeleğin çiçeklerini...

...kilisesinin yenilerde onarılmış çan kulesini...  

...mendirekteki süslü yatlar arasında değil, bir kenarda sakince duran teknesini...

...plajın teee en ucundaki kayalıkların cazibesini...

...ve tepedeki fotoğrafta görülen sokağa düz devam ettiğinizde sağ tarafta çıkıveren sokağı da göstermeliyim.


Göstermeliydim, değil mi?

.

19 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Tabii ya göstermeliydin. Daha çoğunu da görebilirdik aslında:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hah, çok yaşa Leylağım!
Ben de böyle gaz verilmesini bekliyorum ki, şımarayım.:))

fatma sancak dedi ki...

evet :)

aslı hayvanı dedi ki...

mendirekte süslü yatlar mı var artık? :( eskiden bir tane bile göremezdiniz onlardan, sadece balıkçı tekneleri olurdu.

ne kadar bozulduğunu görmeyeyim diye gidemiyorum valla korkumdan. aşık olduğum bir yerdi çünkü eskiden. hafızamdaki görüntüsünü bozmak istemiyorum.

Eleştirel Günlük dedi ki...

Cok tesekkurler paylastigin icin. Biraz evvel not biraktim ama server hatasi verdi. umarim bu kazasiz belasiz ulasir. :-)

zihni dedi ki...

Bu resimlerin ruhunda yarattığı mutluluğun resmini koyabilir misin aynı yere Ekmekçikız,
işin kolayına kaçmadan ama:))

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Hem de daha cok anlatmalisin bence...

Adsız dedi ki...

I like your style, the particular inescapable fact that your webpage is a little bit different tends to make it so useful, I get tired of discovering same-old-same-old almost all of the time. I have I just stumbled on this page by you Thank you.

Oya Kayacan dedi ki...

Ada sahillerinde bekleyen birinin fotoğrafı yok mu peki? Ne biçim ada bu ;) Yesari Asım & Necmi Rıza

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacım "evet" ne?
Kolay kurtulamayacağınız mı?
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aslıcım,
Bozcaada'yı yirmi senedir biliyorum, bu kadar adı anılır olmadan beri yani. Ada bozulmadı! Evet biraz kalabalıklaştı, hatta eskiye göre rahatça oh-ha! denecek kadar kalabalıklaştı; ancak buna bozulma demeyi tercih etmem. Değişmeyen yer var mı dünyada?
Yatlara gelince, canım öyle dizi dizi değil, üç-beş tane var, balıkçı tekneleri hâlâ sayıca onların hayli üstündeler.
Kaldı ki, deniz kenarına pist yaptırıp adaya uçağa ile gelen bile var!
Yaa, buna ne dersin?
......

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Eleştirelcim, ulaşmış işte sağol!:)
İlk notta ne yazıyordu, merak buyurdum şimdi, yahu?!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Zihni Bey,
Zor yerden sormuşsunuz, hocam!
:))
Bu resimlerin ruhumda yarattığı mutluluğun resmi...
Hımm, bi bakalım bakalım...
Şöyle bir sözel tanımlama olur mu acaba?
Dönüşümün ertesi günü iş yerindeki arkadaşlarımdan biri "parlamışsın" dedi. Sanırım yüzüm ışıldıyordu, aldığım enerjinin etkisiyle.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mehtapcığım,
Oooo!
Daha ne malzeme var elmde bilsen!:))
Birisini ekmek bloguma ekledim, mesela; ramazan pidesi.
Bir-kaçını kışın likörlerim olgunlaşınca anlatırım, şimdilik sır!
;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Adsız,
Hoşgeldiniz!:)
İfadenizden dolayı, Türkçe anladığınızı varsayarak yazıyorum cevabı:
Sanırım, ilk kez İngilizce yazılmış bir kompliman alıyorum blog için.
Teşekkürler.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Oya Hanım,
Olmaz mı?:)))
Ada sahillerinde bekleyen dostlarımız Ümit, Nejat ve Cem vardı.
İzinleri olursa fotoğraflarını eklerim.
:)

fatma sancak dedi ki...

"evet", göstermekle çok iyi etmişsiniz kuzum. kevgirlik bir çeşit ruh hali sanırım.

"hep gitmek" gibi :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacım,
Tam zamanında burdasın!
:))
Elimden gelse, kevgir olmakla kalmam, tel süzgeçe dönüşürüm gide gele, gide gele...
Ruhum öyle gezgin, gündelik hayat ayaklarımı çokça bağlasa da...

fatma sancak dedi ki...

ah, eveet, zamanlama ne güzel olmuş :)

bu kadar yakınken, sevgilerimi gönderiyorum efenim.