Perşembe, Ekim 28, 2010

AŞK vs.

İlk aşık olduğum parfüm Cartier'nin Must'ı idi.
Parfüme aşık olmak mı?
Olmuştum valla!
Havaalanında çalışan bir arkadaşım, minicik bir şişedeki testerı vermişti. O vakte dek, ne parfüm tutkusu ne bişey. Nasıl olsun ki? Parfüm dediğin dünyanın parası, mücevher gibi. Deodorant kullanırdık.
İlk deodorantım Aida idi galiba, marka filan değiştirmeden yıllarca aynısını kullanmıştım.
Parfüm kullananlar, bana göre, çok şık ve zengin hanımefendilerdi. Biten parfümlerin en şık şişelisi saklanırdı. Böyle bir şişe bulduğumda kapağını açıp, uçup gitmiş kokunun izine düşer, o kokuyu hayal etmeye çalışırdım.


İşte o minicik şişeyi koklayıp aşka düştüğümde, bu benim olmalı diye düşünmüştüm, nerdeyse tüm benliğimle. Sonra, bir yurt dışına giden mi bulundu da ricacı olundu neydi, parfümümüze kavuştuk. Parfümümüze, çünkü kardeşim de çok sevmişti kokuyu. Evlenene dek, az az, koklaya koklaya beraber kullandık, sonra ayrı evlerde aynı kokuyu kullanmaya devam ettik.
Zaman geçti, başka parfümler denedik, sevdik. Yine de o ilk aşkımıza döndük hep.


Sonunda olan oldu; önce Must II çıktı, sonra bizim kokunun aroması değişti, sonra bulunmaz oldu, filan falan... 
Şimdilerde parfüm bayrağını kızlarımız devralmış gibi gözüküyor; yeni parfümleri onlar biliyor, doğum günlerinde parfüm hediye edilmesine bayılıyorlar.



Yaz aylarını Body Shop'un Love etc.'sı ile geçirmiştim. Şimdi yaz da bitti, parfüm de. Kış için yeni bir parfüm bakmalı.
Gerçi eski tutkum kalmadı parfüme, ya da belki aşık olacak yeni bir parfüm bekliyorumdur.
.

29 yorum:

aglea dedi ki...

ekmekçikız'cım, ne güzel anlatmışsın. parfüm olayı bende biraz netameli. dünyanın en güzel parfümlerine bile muhalefet eden çok hassas akciğerlerim var. ama bu beni yıldırıyor mu? tabii ki n'ayer! biraz aksırık tıksırıkla bünyenin parfüm direncini elbette kırıyorum:)

NEOLITIK HANIM dedi ki...

aa en sevdiğim şeylerden biridir parfüm. havaalanlarında sürekli yeni çıkan parfümleri denerim, içlerinden birini begenir, sonra da adı neydi diye dolanırım ortada. tabiy pahalı şeyler, zırt pırt alınamıyor ama parfüm dünyası çok eğlenceli. ben kenzo'nun yıllar önce çıkardığı jungle serisini cok begeniyordum, iki çeşidi vardı, birinin kapağı fil, diğerinin kaplan şeklindeydi. filli olanı çok severek kullanmıştım, böyle baharat dükkanına girince bütün kokuların bir karışımında oluşan bir şey gelir ya burnunuza, onu andıran "spicy" bir kokusu vardı. gerçi benden başka seveni yoktu :) bu ne be diye soranlar olmuştu o derece! çiçekli, fresh kokuları çok sevmem, baharat, amber, odun felan olacak içinde.

Kontrast dedi ki...

Ne de güzel anlatmışsınız... Parfümleri kokusu kimi büyülemez ki :)

Uzun süredir buralarda değildim. Geri döndüm, yeni bir nefesle.

Bloguma uğrayıp, kıymetli yorumlarda bulunursan minnettar kalırım.

Baki sevgiyle...

funda dedi ki...

parfüm değildi muhtemelen ama görüştüğümüzde saçlarından gelen koku şahaneydi not düşeyim dedim :)

Passive Apathetic dedi ki...

Ekmekcikiz hanimcigim,

Yves Rocher'in mimozali bir kokusu var, ona dadandim bu aralar. Annem gittigimde uzun uzun, gozlerini kapayarak kokluyordu beni, ona da bir tane aldim. :) Leylaklisi da var, o da cok hos, hafif aslinda niyetim bir de leylaklisini kullanmak amma bir turlu mimozadan vazgecemiyorum, elim her seferinde ona gidiyor.

Ondan once de Body Shop'un Cassis Rose'u vardi, onu pek severek kullandim. Yenisini, Fas gulunu sevemedim, bana fazla karisik geldi kokusu.

Onun disinda... 5th Avenue'yu severim bir de, gayetlen klasik bir insan olaraktan :)

Sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Agleacığım,
Alerjik bünyeli bir insanın yapacağı tek şey, inatçı bir direniş...
Kızım da yumurta alerjisini, her gün her gün yumurta yiyerek geçirmişti.
Bir de ben hamileyken, o çok sevdiğim Cartier'ye bile dayanamıyordum. Onu bırak, evdeki kokulu sabunları bile çöpe atmıştım. O derece yani! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocum,
Bak Kenzo dedin de, hani kimi kokuyu sevmezsin de nefret filan edilir mi? ben Kenzo'nun Flower'ından nefret ederim, mesela. O derecede kötü gelir bana, ağzımda metalik tat kalır sanki onu koklayınca. Oysa, bir yaz, çok hoşuma giderek yine Kenzo'nun Summer'ını kullanmıştım.
Bizim tarzlarımız farklıymış seninle, ben daha çiçekli koku severim.
Haa, bak ama, senden bana doğru gelen "bu ne be?" dediğim bir koku da olmadı, hiç.:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kubilay,
Hoşgeldiniz, yeniden... :)

Belki, siz de sizi büyüleyen parfümleri anlatırsnız.:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fundacığım,
:))
Yazın o sıcakta, şahane kokmayı başarmışdıysam, bravvo bana!
Muhtemelen, "Love Etc.'nın bir esintisidir, o. Sağol. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

PA Hanımcığım,
Ne güzel burada görmek sizi! :))

Yves Rocher'in bazı kokularını ben de severim. Sanırım, leylaklısını geçen sene bir arkadaşıma doğum günü armağanı olarak seçmiştim.
Aslında başkasına parfüm almak riskli bir iş; o koklama kağıtlarına püskürttükleri zaman iyi güzel de, ona aldanıp aldığında tende nasıl duracağı ve üstelik tende kalınca nasıl olmaya devam edeceği meselesi var.
Yine de güzel koku kullanılmasa, şişede dursa bile insana hoş duygular verir diye düşündüğümden, hediye etmekten vazgeçemiyorum.
:)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Parfüme kesinlikle aşık olunur :) Ben bir parfümeride kendimi kaybedebilirim. Bileğimdeki bir kokuyu koklayıp koklayıp kendimi cennette sanabilirim. Kesinlikle bir parfüme aşık olunubilir :)

NEOLITIK HANIM dedi ki...

hah, kenzo flower! onu da yazacaktım, dedim yorum mu yazıyon, destan mı, vazgeçtim. ben de hiç sevmem flower'ı. böyle burun deliklerime tıka basa pudra doldurmuşlar gibi gelir koklayınca, fena olurum!

bu ara chanel 5 kullanıyorum, marilyn monroe efsanesi malum... yok tabiy, ben hele şimdi hava da soğudu anneanne picamalarımdan vazgeçemem. yatak çorabım bile var, o derece ehehe!

ayçobanı dedi ki...

Ben cok hassasimdir kokular konusunda, kolay sevemem, engin bilgilere de sahip degilimdir ama bir sabunsu sandal agaci kokusu var bayiliyorum. Nedir ne degildir hic bir bilgim yok ama orada burada alinca bu kokuyu bir huzur duyuyorum, bir gun soracagim birine nedir bu diye!! Onun disinda coco mademoiselle'i senelerdir zevkle kullaniyorum.

ayçobanı dedi ki...

bu yorumu yazdiktan sonra bir baktim ne var ne yokmus icerisinde mademoiselle'in ve sasirdim baya, amma karisikmis, oysa bana kismen yalin geliyordu!! uffff!!

"Top notes of Coco Mademoiselle Parfum incorporate Sicilian oranges, Calabrian bergamot and Sicilian grapefruit. A floral heart is created of pure rose extract and pure jasmine extract, along with a fruity touch of litchi, while its base notes carry a combination of Indonesian patchouli, Haitian vetiver, Bourbon vanilla ad white musk."

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kediciğim,
Bir parfümeriye girince, bazen o kadar çok kokuyu üst üste kokluyorum ki, burnum uyuşuyor sanki! :))
Cennet. Evet, insanın kendini kaybedebileceği bir yer olmalı. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocum,
Valla ben "Nu.5" kullandım bi defasında. Bilinçsiz bir anıma mı gelmişti, o sıra piyango gibi bişey mi çıkmıştı neyse artık, oldu.
Fekat şunu demeliyim ki, o ne ağır bir kokudur öyle!
Ağır derken hacı yağı gibisini kastetmiyorum. Hani reklamında Marilyn Monroe dermiş ya, "uyurken sadece Nu 5 giyerim"! Hah, onun gibi işte, hani gözle görülür gibi sarıyor insanı, bulut gibi kaplıyor bütün hücrelerini...
Böylece bir kalemde dünyanın taptığı kokuyu da harcadım ya, bravvo bana! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ayçacığım,
Parfüm dediğinin en sadesinde bile beş ayrı -ne diyorlar ona- dokunuş diyelim hadi, var.
İlk defa tene dokunduğunda ayrı kokar, durunca ayrı, başkası farklı hisseder filan. Kokuların hepsinin ayrı koku ömürleri varmış, üstadlar onları karıştıra karıştıra bizi esir ediyorlar, işte.
:))

funda dedi ki...

buarada konuyla ilgisi yok ama sinemaa.com diye bi yer buldum festival filmeleri , ülke sinemaları da var sen seversin diye söliyim dedim.
dur uğraşma aramaya link şu :
http://www.sinemaa.com/

aslı hayvanı dedi ki...

mmmmm, chocolateeeee.

bi kere no:5'e laf ettirmem. ağırdır, buluttur filandır ama şayanedir.

çok uzun seneler benle özdeşleşmiş olan roma'yı kullandım. burdan anlaşılacağı gibi hafif, çiçeksi kokularla hiç işim olmuyor.

şimdilerde bunalımda olduğum için ter kokusunu tercih ediyorum :D

zihni dedi ki...

parfümün iyisini sevdikleriniz üzerinde koklamak daha güzeldir öncelikle:)

bu şu demek:parfümün mülkiyeti değil, hediyesi makbuldür.

marka ve çeşit seçimi size ait olabilir.

iki binalı sitemizin çevresindeki boş alanı her türlü kokulu, renkli çiçek ve ağaçlarla süsledik. bahçıvanımız bu işe 4 mevsim emek veriyor.
Ama, karşımızda iki bina daha var ve onların bahçesi kuru tarla gibi.
yöneticileriyle görüştüm ve şunu dedim:bizim bahçenin renk ve kokuları öncelikle sizin balkonunuz ve pencerenizden görülüyor. oysa biz sizin bahçede boş toprak görüyoruz, bu haksızlık değil midir?
Hakverdiler ve gereğini yapmaya çalışıyorlar:)

kıssa ve hisse varsa buyurun:)

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Parfumunun de askin da son kullanma tarihine iyi bakmak gerekiyor bence...

guguk kuşu dedi ki...

yeni banyo yapmışım, tertemiz vücuda sıkılmış parfüm...mmmmmm
ben hafif kokuları severim. öyle kendinden önce parfümünün kokusunun gelmesinden hoşlanmam heleki şu kalitesiz, imitasyon parfümler....

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fundacım,
Buluruz hemen "parfüm" temalı bir film ve verdiğin linkin konuyla ilgisini sağlamış oluruz.
Bilgi makbule geçti, sağolasın. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hayvanım,
Senin şu bunalım hallerine hastayım anacım!
Ve parfüm zevkinize de!...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Zihni Bey,
Anlattığınız bahçe öyküsü çok hoş. Ancak bundan doğrudan bir hisse edinemedim, ya da doğru kıssayı bulamadım.
:)
"Parfümün hediyesi makbuldür" fikrinize kesinlikle katılıyorum, özellikle de parfüm hediye edilen kişi ben isem!
:)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mehtapcığım,
İyi parfüm, son kullanma tarihi geçse de güzel kokmaya devam eder de, aşk miyadını doldurduysa ne yapılmalıdır?
İşte onu bir bilene sormalı...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Temiz vücudun ten kokusu gibisi var mı?
Belki, sadece bebek kokusu buna rakip olabilir, değil mi?
:)

Adsız dedi ki...

Merhabalar, sectiginiz koku sizsinizdir karakteriniz konusunda bile fikir verir sizinle ilgili... bu illaki parfum olmak zorunda degil kullandigini sabun tercih ettiginiz cicekte olsbilir... sanirim tutkumuz kokular ve bizde uyandirdiklari etkiler... benim de sizin gibi ilk koku deneyimim aida deodorantti... acaba ayni koku etkisini yaratan baska bir parfum vs varmidir ??.. guzelliklerle dolu, guzel kokulu gunker

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Adsız,
Haklısınız, seçilen parfüm kişiliğin yansıması olduğu kadar tamamlayıcısı da olmalı.
Aynı koku etkisi yaratan derken Aida'ya benzeyen bir parfümü kastettiyseniz, bildiğim bir koku yok maalesef. Sanırım, kokuların da modası oluyor ve Aida'nın şimdiki zamanda modası yok. Olur da denk düşersem yazarım.
:)