Cumartesi, Ekim 23, 2010

Bir dalda iki elma, birin al birin alma...


Daldaki elmalara yakılan Ankara türküsüymüş. 
Leylak bilir o zaman.
Çamaşır ipindeki mandallara türkü yakan olmuş mudur?
Onu kim bilecek?


.

8 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ben "Mendil serdim sicime/Aman bakın benim cicime" türküsünü bilirdim ama "Mandal astım sicime/Çamaşırlar kurumadı/Pek gidiyor gücüme" yi duymadım valla:))

sumuklubocek dedi ki...

bu mandallar ne guzelmis... -ben yazinin iceriginden cok resme takilmisim galiba :)-
benim telde olsalardi guzel olurdu...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Süper bi türkü yakmışsın, ağzına sağlık!
Ben demiştim, zaten.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sümüklüböceğim,
Ben de o mandallara ve duruşlarındaki asalate hayran kaldım desem, mübalağa sanatının zirvesini zorlayacağım, biliyorum.
:))
Ama, fotoğraf güzel, di mi?
:)

Mavi Balon dedi ki...

Çiçekli olan mandal;
Ah benim selvi boylum çok özlemişim seni..
Uzun boylu mandal;
sorma o kadar mandal içinde hep bekliyorum aynı tişörtün bir ucunda da olsa yanyana olabilmeyi....

Köşenin Delisi dedi ki...

türkü değil de... annemle mandalları balkonda bırakmazdık kışın, ben küçükken yani... üşürler diye :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mavi Baloncuğum,
Harikasın!
Mandalların aşkını ne güzel dile getirmişsin!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Deliciğim,
Bizim mandallar değil de, çamaşırlar üşürdü. Sahiden!
Kaskatı çamaşırları toplayıp, ısınsın, açılsın diye sobanın yanında sandalyelerin üstüne dizerdik.
:))