Salı, Ekim 26, 2010

BÜYÜMELERİNE İZİN VERMEK GEREKİYORMUŞ

Yıllardır, tam olarak kızım okula başladığından beri, sabahlar gerilimli geçiyor. Çiçeğim zor uyanan bir çocuk, kalkması kendini toparlaması zaman alıyor. Bu arada zamana karşı yarış temposu yaşandığı için, gerilim artıyor, her sabah aynı: "hadi güzelim, kalk bebeğim, kahvaltı soğudu yavrum, servis geldi kızım"... Haftanın beş gününün ikisinde takaza ediliyor, ya anne sinir kesiyor, ya çocuk mutsuz oluyor.
Oluyor-du, demeliyim.
İki gündür çocuklar kendileri uyanıyor, hazırlanıyor, kahvaltılarını ediyor ve servislerine yetişiyorlar.
Önceki gece, "çocuklar, yarın sabah siz kendiniz kalkıp gitseniz de, ben biraz uyusam" dedim. Haftanın yorgunluğuna, bir de hafta sonu misafir ağırlamak koşuşturmacası eklenince, kendimi iyice halsiz hissetmiştim.
Sabah, kapının kapanması sesiyle uyanıp, saate baktığımda oğlumun gitme saatinin geçtiğini, kapıdan çıkanın kızım olduğunu anladım.
Vayy be! Demek ben kalkmadan da onlar işlerini halledebiliyorlarmış. Mutfağa baktım, kahvaltı yapılmış, üstelik kızım yatağını bile düzeltmiş.


Akşamüstü, çocuklarla telefonlaştık. Kızım, "anne böyle daha stressiz oluyor" dedi, "sen kalkma, artık". Kulaklarıma inanamadım.
Tek şartı varmış Çiçeğimin, "yatağı düzeltmesem, zor yetiştim de"! Aman kalsın ben hallederim, hareket olur bana.


Düşünüyorum da, ne kadar kolaymış, bunca zamanın gerilimine hiç gerek yokmuş, meğerse.
Ben ilkokul dördüncü sınıftan itibaren kendim hazırlanıp, kendi işini görürdüm. Kızımın yaşındayken, annem babam, iki günlüğüne İstanbul'a gitmişlerdi de, komşumuzun denetiminde ama, kardeşime ben göz kulak olmuştum.
Çocuklarıma sorumluluk vermekte geciktim, böylece büyümelerini geciktirdim belki de. Sorumluluk almak, özgür olmanın temeli. Büyümenin de.


Büyümelerine izin vermek gerekiyormuş.




.

8 yorum:

elektra dedi ki...

:) büyümelerine izin vermekten ziyade büyümeleri gerekmiş diye düşünüyorum ve bizim de bunu kabul etmemiz:) du bakayım, aynı kapıya mı çıktı yoksa şimdi?:)

ayçobanı dedi ki...

Bu konu annemlerle sikca gundeme oturur. Bir cok konuda, onumuzde, arkamizda olmalari iyiymis hosmus da, insan yalniz basina ayaklarinin ustunde durmaya basladiginda bocalamadan edemiyor. Buna karsin esim bambaska bir yaklasimla buyudugu icin cok farkli. O bocalamalari o olmasaydi zor atlatirdim :)) Gurur duydum Cicek'le!!

şule dedi ki...

a süper olmuş. çok özendim.

SekerPembe dedi ki...

Aaa peki ben Dilos'a mesela 2 ay sonra, 1.yasini bitirirken, "hadi artik mamani kendin ye bitanem" desem? :) ne dersiniz, kabul eder mi?

Bakalim biz o gunleri gorebilecek miyiz... Hah iste kendi basina yurudu"den "aaa kendi basina yemegini tastamam yedi"ye gecebilecek miyiz...

Cicek Kiz Candy'cigim de pek akilliymis bu arada. Nasil da guzel tespit etmis durumu:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektracım,
Hepsi aynı yolu gösteriyor, nihayetinde... Hepsi!
Biz içimizi ferah tutup, koyverip bırakıcaaz, başka kapı yok sanırsam. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ayçacım,
Çocukları serbest bırakmak cesaret istiyor. O cesareti bulamayınca, aslında daha zor olan yolu seçiyoruz.
Neyse, zararın neresinden dönülse, kardır. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulecim,
Az kaldı, darısı başına!
Haa, bir de Oziş'in başına...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şekerim,
Demeyeceksin, o sana gösterecek, isteyecek, sen de serbest bırakacaksın.
O zaman en rahat yola girmişsiniz demektir. :))
Bir de zaman öyle çabuk geçiyor ki, kızların düğününde bunu hatırlatırım sana! ;)