Salı, Kasım 23, 2010

CITTA PIU BELLA DEL MONDO!

Öyle derlermiş, dünyanın en güzel şehri.
Hangisi mi? Venedik!
Kimine göre hâlâ öyle. Ben bu ünvanı vermek için dönüp dolaşıp hep İstanbul'da karar kılanlardanım. Her şeye ve insanına rağmen en güzel o!
Yine de Venedik etkiledi beni. Aslına bakarsanız, Venedik'i İstanbul'a benzeterek beğendim. Şehrin içinden ve etrafından geçen suyla ilişkisi, aynen İstanbul gibi; onsuz olmaz, onunla başka anlam taşır halde.
Adaları, ana karayla bağlantısı, şehrin içindeki Büyük Kanal, yönetim merkezi oluşu,... O kadar çok ki benzerlikler.



Vaporettosu var Venedik'in mesela. Aynen Beşiktaş Üsküdar hattı motorlarına benziyor, ama şimdiki gemi benzeri kocamanlarına değil, eski usul tahta sıralı olanlara.
Denizcilikle ilgili çoğu sözcük gibi vapur sözcüğü, bize İtalyanlardan mı geçmiş olmalı, Fransızlardan mı acaba? 
Aşağıdaki bizi Venedik'e götüren vaporetto.



Sonra güvercinleri var bol bol. Uçmuyorlar, doğrusu arada uçup, çoğunlukla yürüyorlar.
İstanbul'un meydanlarındaki  bizim güvercinlerden daha ufak boydalar, sanki. Dediler ki, tee vakt-i zamanında Kıbrıs'tan gelmiş bu güvercinler. Şimdi adanın yerlisi olmuşlar.



Bizim buralardan oralar giden sırf güvercinler değil. Sultanahmet meydanındaki dört bronz at da taşınmış imparatorluğun doğu başkentinden batıya, çeke çeke oralardan buralara getirilmiş. Getirilmekle de kalmamış, San Marco meydanındaki koca basilicanın ana giriş kapısınnın üstüne kondurulmuş!
Fotoğrafa tıklayın da büyüsün o uçan-uçurulan atlar.


Bugün de Venedik'ten çıkamadık. 
Oysa daha sırada İtalya'nın en büyük gölü Garda kıyısındaki ortaçağdan kalma zarif Sirmione var. Romeo'suna kavuşamayan, trajik hikayenin kahramanlarından Julietta'nın Verona'daki evi var. 
Binasıyla, doğasıyla, heykeliyle anıtsal Floransa var.
Toscana'nın incisi Siena, yetmiş kuleli şehir San Gimignano var.


En iyisi, size San Gimignano'daki dünyanın en iyi dondurmacısı ile veda edeyim, bugünlük. 
Bakın kaç defa şampiyon olmuş.
.

14 yorum:

Yeşim dedi ki...

İstanbul diyorum bende :)

Papatya dedi ki...

İstanbulun cola gibi cikolata gibi bagimlilik yaratan bir yani var bence, nasil yine kendine donduruyor insani degil mi?
Venedik super, fotograflar da cok guzel:)

gamze dedi ki...

Ben Venediği sevmedim deniz korkunç görünüyor o küçücük vaporettolara binince sanki o batacak sizi de o sular içine alıp bırakmıycak gibi geldi.O bir sürü merdivenlerin birinde insanların arasında sıkışık Venedikte iki şekilde boğulabilme ihtimali var diye düşündüm.O atların nasıl geldiği bire bir aynısını kopyalayıp dışarda sergilediklerini orjinallerininde o müzenin içinde olduğunu öğrenip.Benim ülkemden çalınıp getirilmiş olmalarına üzülmemekte içten değil.Venedik hariç bütün ülkeyi çok beğenmiştim

neo dedi ki...

venedik'i merak ediyorum, donna leon diye amerikalı bir kadın var, venedik'te geçen polisiye romanlar yazıyor. komiser brunetti'nin maceraları. birkacını okumustum, güzeldi. bi yandan cinayet çözmeye bi yandan da adli sistemdeki yozlaşmayla uğraşıyordu. bir donna leon romanının eşliğinde gezmek isterim ben venedik',i turistik noktalar tamam da, böyle sadece yerlilerin bildiği minik kafelerde duraklamak, restoranlarda yemek vs. ne güzel olur.

elektra dedi ki...

O eski minicik fındık kabuğu üsküdar beşiktaş motorları ne şahaneydi yahu. şimdi gemi büyüklüğünde hepsi.
Ama ben şöyle güzel bir ekmekçikız was here fotosu istiyorum italya'nın göbeğinden:)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Yeşim hoşgeldiniz! :))
Hem de İstanbulcular beraberliğine de hoşgeldiniz. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Papatya siz de hoşgeldiniz! :))
Hani ne diyor şarkıda,
"İstanbul'u sevmezse gönül, aşkı ne anlar?"
İstanbul öyle, aşk gibi.:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gamze, bir hoşgeldiniz de size!:))
Olsun varsın, siz de Venedik'i sevmeyin. Yine de İtalya'ya gönlünüz düşmüş ya, o da önemli, değil mi?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocuğum,
Venedik, başlıbaşına kendisi tam bir polisiye roman karakteri olacak şehir!
O su yolları, o köprüler, kemerler, dar yollar, küçük meydanlar, yakın gözüken adalar, suyun şehri basması, giriş katlarınd aki kayıkhaneler...
Aman ne çok şey!
İlk fırsatta gör bence. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektracım,
O göbekteki fotonun içinde Ekmekcikız olacak mı, olmayacak mı?
;)

şule dedi ki...

çok güzel çok...ne güzel gezmişsiniz anne kız. Venedik'i ben de tez zamanda görmek istiyorum...Amin :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Tez zamanda gör Şulem, amin! :))

Hamiş:
Mevsim bahar olsun, yağmur olmasın. Amman ha! ;)

Kontrast dedi ki...

Merhaba ekmekçikız!

Gezenlere selam olsun :) Çok güzel yazmışsın emeğine sağlık. Hep derler ya, adet yerini bulsun : "Bizim için de gez." :)

Bloguma da uğra bir ara :)

Mutlu güner, iyi yolculuklar.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Kontrast,
Teşekkürler. :)
Şimdilik bu kadar gezmek yeter. Hele bir bahar olsun da...
:))