Cumartesi, Şubat 12, 2011

GEÇMİŞİMİZİ OLUŞTURAN NEDİR Kİ?

Önceki sene Hatay gezisi sırasında, Vakıflı köyünde bir akşamüstü, uzaklardan bir şarkı söylendiğini duymuştum.
Zülfü Livaneli'nin Karlı Kayın Ormanı'ydı söylenen. O zaman da aniden geçmişe ışınlanmıştım.
Dün gece konserde bir salon dolu ahaliyle avaz avaz Nazım'ın memleket hasretiyle dolu dizelerini Livaneli'ye eşlik ederek haykırırken ve aslında tüm konser süresince benzer duygularla doluydum.



Bazı şarkılar var; ilk melodisini duyduğumuz an mırıldanmaya başladığımız, eşlik etme isteği duyduğumuz, birlikte söylediğimiz şarkılar...
Bizi oluşturan şarkılar, tek tek bireyleri ve onların birlikte yaşadığı toplumu da biçimlendiren şarkılar...
Sonrasında, üzerinden geçen zamanla, söyleyen hakkındaki düşüncelerimiz hayranlıktan alışkanlığa da dönüşse, o eski duygularımız hiç değişmiyor.



Dün gece Şulem'in harika jesti sonucu gelen bir biletle, Livaneli'nin konserine gittim. Şefo ve Ozi de bizimleydi. Hepimiz, bağır bağır şarkılar söyledik. Güldük, hüzünlendik.

Konserde, Zülfü Livaneli  zaman zaman sanatçı olmanın yanısıra politikacılık da yapmış olduğunu hatırladı ve konser izleyicisini, mitingteki vatandaş sayıp, bir zamanlar seçimlerde verdikleri destek için teşekkür etti.
Bu parti taraftarı siyesetçilik bile, o şarkıların anlamını incitmedi, ne güzel.
O şarkılar  oldukları yerde durdular ve geçmişi bu güne taşıdılar.

Konserin coşkusu sanatçıyı da sarmış olmalı, bana öyle geldi ki, konserin sonunda sesi, başından daha gür çıkıyordu!



Bir de, "uygar" saydığımız halkımızın bütün konser süresince yerine yerleşememe, tuvalete gitme, sigara içmeye çıkma, henüz konser bitmeden dışarı çıkma teleşında olma gibi, kapalı mekanda konser dinleme adabına uymayan çiğlikleri olmasaydı ya!...

Neyse, halkımız bizim bildiğimiz insanlarımız işte! Dahası yok; malzeme bu.

.

10 yorum:

Mavi Balon dedi ki...

müzikleri açamadım çünki açma düğmesi aşağıda kalmış :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sanırım artık açılacak, Mavi balon.
Bir şeyler değişmiş, anlayana kadar zaman geçti!
:))

Mavi Balon dedi ki...

Sevgili ekmekçi kız, nescafemi yaptım, gittim fırından 2 de boyoz aldım. Şimdi tekrar açtım sayfanı ve müzikleri dinleyebileceğimi fark ettim. çok mutlu oldum. Bende de özellikle de bu şarkılar olsun, livaneli olsun bambaşka hisler uyandırır içimde.Kah lise yıllarıma götürür beni, kah içimdeki sıkıntıyı süpürür, bir umut yeşertir, gülümseme getirir yüzüme. Teşekkürler düzeltme için, şarkılar için. İyi hafta sonları olsun..

Nehir İda dedi ki...

Zülfü Livaneli konserleri hep miting havasında geçer:) ankara da hızlı zamanlarımızın sanatçısıydı bir zamanlar.
Bir de Ahmet Kaya hiç unutmam onun konserlerinde tad başka olurdu.

şule dedi ki...

güzeldi güzel...iyi ki gitmişiz...

Şefika dedi ki...

Bence de.çok güzel bir konserdi.iyi ki varsınız

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mavi Balon,
Boyoz la birlikte dinlemişsin ya, imrendim. Bir kısmet olmadı, boyoz yemek. :))

Livaneli'nin 40. sanat yılıymış! Ne kadar çok anı ve ne kadar çok müzik parçası demek bu, değil mi?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Ahmet Kaya'yı canlı dinleyememiştim, hiç. :(
Ben eskilerden Livaneli'nin Teodarakis'le verdiği konseri hatırlarım bir de. M. Teodarakis'in sesi öyle küçük bir sesti ki, şaşmış kalmıştım. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sağol varol, sayende...
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şefikacığım,
Ne güzel, ortak anılarımız oldu, bu sayede. :))