Pazar, Şubat 20, 2011

GÜZEL Mİ? ÇOK ARARSINIZ!


Yıllar önce Ekim sonunda uzunca bir gezinin iki gününü Barselona'da geçirmiştim. Doğasını Antalya'ya benzettiğim şehri çok sevmiştim. O gün bu gün, Barselona'yı hep bir kez daha görebilme arzusuyla anarım.
Anardım daha doğrusu, bugün gördüğüm filme dek.


"Biutiful"daki insanlar da Barselona'da yaşıyor, herşey orada olup bitiyor. İyi de, bu filmin Barselona'sı hiç de benim gördüğüm parlak, canlı, keyifli şehre benzemiyordu. Karanlık, soğuk, kasvetli, pis...
İnsanları da gördüklerimden farklı; yaşamak için tırnaklarıyla mücadele verenler, kaçak işçiler, Afrikalılar, Çinliler...
Denizin en dibindeki canlıları, tortunun tortusunda yaşıyanları anlatıyor yönetmen-senarist Alejandro González Iñárritu.
İstersek bunlara gözümüzü kapatabiliriz, istersek bu adamın meslesi de bunlarla deyip dudak bükebiliriz. Yine de onların var olduğunu, onlarla aynı dünyada yaşadığımız gerçeğini yok edemeyiz.

Zor bir film, Biutiful; anlattıkları insanın yüreğini daraltıyor.
Yine de o daralmaya dayanıp o dünyayı görmeli, belki sadece öğrenmek ve anlatmak için.
Bir de Javier Bardem'i seyretmek için...

6 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Çok ağır bi filmdi, çok... çok da kötü hissettiğim bi gün gitmiştim, daha da ağır geldi.. en mutlu gününü seçip onda gitsen, o zaman bile dibe vurdurur erhalde adamı..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elifciğim,
Çakıldım kaldım yerime, uzun süre de etkisinden kurtulamadım.
Haklısın; kötü günde de iyi günde de dibe vuruverir insanı...
:(

aslı hayvanı dedi ki...

afferin ekmekçim çalışmaları hızlandırdı :)

gülüm, animasyon dalında kesinlikle kaybedecek bir aday var. the illusionist diye. had safhada mükemmel.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hayvanım!
Anladığıma göre bu kaybedecek film sende var ve de görmüşsün!?
Bir el ödünç alabülür müyüm? ;)

askinguncesi dedi ki...

Izlemiyeyim o zaman...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Valla izlemesi zor, ama bir o kadar da izlenesi bir film!
Ölüme alışmak gibi...