Cumartesi, Nisan 16, 2011

BUGÜN


Bugün, yola vurduk kendimizi...
Cumartesi trafiği heryerde aşmıştı; köprüde, çevre yolunda, şehir içinde...


Tıkalı trafikte ne yapılır?
Sağa sola göz atılıp geçilmez, ayrıntıya daha çok dikkat edilir.
Ne görülür? "Araba şarzı" bulunurmuş!



Gele gele Zeyrek'e gelinir.
Şehrin en dar, en eski sokaklarına vurulur, "Kadınlar Pazarı" aranır.
Avuç içi kadar yer, Bozdoğan Kemeri'nin hemen arkasındayız zaten, aranan bulunmaz mı?
İşte size Van kebabı.



Acılı kebap, satır işi kıyılmış et.
Közlenmiş biber ve domates, pide, yetmedi bulgur pilavı.
Unutmuşum; önden cacık gelmişti, bir de ezme.
Başka?


Başka mı?
Bunca yedikten sonra mı?
Çay içilir artık, demini almış, ince belli bardakta.

Dahası da var, olmaz mı?
Arkası yarın değil, birazdan.
.

2 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Van Kebabı nasıl güzel göründü gözüme anlatamam. Tabi çay da.

Ekmekçim İstanbul denilince ürkerdim her gidişim koşturmaca ile geçip gitti. Sen böyle aktarınca İstanbul bile güzel göründü gözüme:) Tescilli onun güzelliği evet de beni korkutur her zaman. Belki bir de senin gözünle görmeyi denemeli.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hımm, arkadaşlara özel İstanbul turları yapılır!
İnanmazsan Sarhoşbalık topalmartı Funda'ya sor. :))
Gel sen yeter.
:)