Cuma, Haziran 10, 2011

HAYAL ET Mİ, HAYALET Mİ?

Yıllar önce -beş seneyi geçmiş, vay vayyy!- internette henüz facebook fenomeni yokken, acayip bir süratle, email yoluyla bir şarkı yayılmıştı. Bir genç kız gitar çalıp, sevgilisine şarkı söylüyordu; tek sesle yapılmış, hışırtılı bir kayıttı.
Şarkıyla ilgili bir dolu söylenti vardı, bir yandan. Kız bu şarkıyı söyledikten ve sevgilisine gönderdikten sonra intihar etmiş deniyordu. Şarkıdaki "hayalet" nakaratının hayal-et olarak mı hayalet olarak mı anlaşılacağı da  tartışılıyordu.
Sonradan genç kızın üniversite öğrencisi olduğu, intihar filan etmediği belli oldu.
Şarkıyı söyleyen İrem, aynı şarkıyı stüdyoda kaydetti, klip çekildi, yayınlandı. Çok izlendi, çok dinlendi o kayıt da... Yine de, o ilk tek sesli cızırtılı kayıt kadar etkileyici olmadı sanki.
Belki de bir söylenti bulutuyla örtülü olmadığındandır.




Aşağıdaki postun fotoğrafının altına birşeyler yazdım, ilgilenen ve görmemiş olan varsa...
.

8 yorum:

dalgaizleri dedi ki...

Her duyduğumda neyi hayal edecek ki diye düşünürüm. Hayalet olsa gerek :))

Popüler kültür çok hızlı değişiyor. Öyle ki popüler kültürü oluşturan kişiler bile ayak uyduramayabiliyorlar.

Bugday Tanesi dedi ki...

Hatırlatma oldu sanki,ne çok mırıldanırdım ben de. Dur bi dinleyeyim.

Nehir İda dedi ki...

Yalnız ben ilk kez dinledim:(

Işın dedi ki...

Ben de duymuş gibiyim sanki, emin olamadım. Hikayesini hiç bilmiyordum ama :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Burakcığım,
Ben hep "hayalet" olarak dinledim, özellikle orjinal kayıttaki vurgu kesin öyleydi. Sonra bu kayıtta biraz "hayal-et" gibi söylemiş.:)

Haklısın popüler kültür hakkında, bu şarkı mesela tam da "birgün herkesin birkaç dakikalığına çok ünlü olacağı" kehanetinin bir uygulaması.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Buğday tanesi,
Benim de dilime takılıydı bir ara...
Bugün nasıl hatırladığım da tam bir muamma benim için hâlâ! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Belki de sen ilk meşhur olduğu zamanlar bebeğini büyütmekle meşguldün ve ilgi alanın bambaşka şeylerdi.
Kimbilir?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
O kadar hızla değişen bir dönemde yaşıyoruz ki, bunca enformasyon ve ses, görüntü bombardımanı altında yine iyi koruyoruz kendimizi...
:)