Çarşamba, Ağustos 31, 2011

şehrin sokaklarında, caddelerinde...

sabah.
erken sayılmaz, sekiz otuz dokuz otuz arası.
hafta ortasındayız.
ağustos'un son günü, yaz bitiyor resmen, yarın eylül başlayacak.
az kaldı okulların açılmasına, telaşlı günler başlıyor.
istanbul'un en uzun caddesi.
caddenin üzerinde yüzlerce işyeri, mağaza, lokanta, kafe var.
günün her saati kalabalık, günün her saati başka bir canlılık, trafik sesi, araçlar, yayalar...


oysa nasıl da sakin şimdi cadde, nerdeyse bomboş!
sıradan bir pazar sabahında bile bundan on kat fazla insan ve araç olur caddede.
hepiniz mi gittiniz, bıraktınız güzelim şehri?


yok yok! kalanlar var bak, dinle:
-şekerim şimdiki gençler böyle, zora gelemiyor.
-bizim zamanımızda böyle miydi?
-ben sabah kalkar, dolmuşla kadiköy'e iner, vapurla karaköy'e geçer, tekrar dolmuşa binip harbiye'ye giderdim, hergün.
-ahhh, ben de aksaray'a giderdim bir bin zahmet, ama koşa koşa!


hangi tarihte emekli olunmuş, o zaman istanbul'un nüfusu kaçmış, şimdiki gençlerin zora gelemediği konu neymiş, o zaman hayat daha mı kolaymış?
bilemiyoruz bunları.
serin serin balkonda oturmuş, muhtemelen bayram vesilesiyle akraba veya komşu ziyareti yapan ve birbirini dinlemeden sadece aynı konuda konuşan iki yaşlı insanın sesleri, bir kaç adımda geçilen bir apartman önünden bu kadar duyuluyor.


eyy semtimin insanları!
bırakıp gittiğiniz bu şehr-i istanbul,  nasıl da güzel bir şehir, bilseniz...




Fotoğraf:
 Dick Osseman
Süleymaniye Camii'nden Galata Köprüsü ve Boğaz'a doğru İstanbul manzarası
2004
.

4 yorum:

Epicurious dedi ki...

Bir Ankaralı için İstanbul'un en güzel zamanı bayram zamanı... Aşırı kalabalığın terk ettiği İstanbul bayramda bir başka güzel :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

İyi bayramlar Epicuroscugum :)
Bir Ankarali icin İstanbul'un iyi taraflarindan birisi de Ankara'ya donusu olsa gerek, dig mi? :-)

Uğur Böceği dedi ki...

Geçmiş bayramınız mübarek olsun... En çok görmek istediğim şehir... Şehr-i İSTANBUL... Ne kadar şanslısınız...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Uğur böceği,
Umarım tez zamanda yolunuz düşer şehrimize ve bu şehirde yaşamaktan onu gezmeye fırsat bulamayan yerlilelerinin aksine, gezgin olmanın keyfini sürersiniz.
:))