Perşembe, Eylül 29, 2011

KRALDAN ÇOK KRALCI OLMAK DEDİKLERİ...

Toplantının sonuna doğruydu. Hazırlık sınıfları müdür yardımcısı anlatacaklarını bitirdi ve klasik kapanış cümlesine sıra geldi, "sorusu olan, ya da bir şey eklemek isteyen var mı?"
Annelerden biri el kaldırdı, sıraladı soruları:
Şu kıyafetler konusunda ne düşünüyor sunuz? Bugün toplantıya erken geldim ve çocukların okuldan çıkışını izledim, kızların etekleri çok kısa değil mi? Bunun bir sınırı yok mu?
Okul kıyafetinin kuralına uymayanlara ne yapıyorsunuz?
Bizim önceki okulumuzda kurala uymayan kıyafet olursa veli çağrılır ve kıyafet düzeltilmeden çocuk okula alınmazdı.

Müdür yardımcısı ne desin?
"Tabii ki kurallarımız var, uymayanları ikaz ediyoruz ve bekliyoruz. Okul henüz açıldı, bir süre sonra yerleşir durum."

Kuralsever anne ısrarlıydı, "ama olmaz ki böyle uymaları lazım!"

Annelerden biri, "okulda uysalar bile dışarı çıkarken eteklerin belini kıvırıp kısaltıyorlar" diyerek yöneticiye destek verdi.

İçimden geçirdim, keşke eski kuralcı okulda okumaya devam etseydiniz! Siz ve çocuğunuz!
Henüz, çocuğu ile kendisinin ayrı bireyler olduğunun bile farkında olmayan bu sevgili anneye, birisi bunu fark ettirse keşke.

Şimdi bizim gençliğimizden başka bir dünyada yaşıyor çocuklar, bunu anlamak gerekli.
Etek boyu bekçiliği yaparak onların daha bilinçli ve bilgili olmaları sağlanamaz ki!
Kuralların sıkı sıkıya uygulanması onların özgür gelişmesini sağlamaz ki!
Onlar artık lise öğrencisi, ilkokul çocuğu değil. Kendilerine benzeyenler içinde fark edilmek, farklı olmak isteyen genç bireyler onlar.
Bize düşen bu yolu tıkamak değil, kurallar belirleyip, ancak esneme payı da bırakıp, gelişimlerini sağlamak olmalı.




Farklı olmayı deneyen ve başaran bir sanatçı, Vanessa Mae.
Vivaldi'nin klasik şahaseri Mevsimler keman konçertosunun kış bölümünün allegro non molto kısmını çalıyor.
Orjinalinden çok farklı; aynı melodi, yorum bambaşka.

Bu farkı sevmeyebilirsiniz, benimsemeyebilirsiniz; güzel. Ne var ki, varlığını kabul etmemiz ve saygı göstermemiz gerekli.
Tıpkı, farklı olmaya çalışarak hayatı öğrenme uğraşındaki çocuklarımıza karşı hoşgörülü ve saygılı olmak gereği gibi.

Çok didaktik oldum diğ mi? Kusura bakmayın bu günlük.
.

12 yorum:

jasminasc dedi ki...

yoo, gayet yerinde bir yorum olmuş bence... etek boyu o kadar da mühim bir şey değil hem ben kendi neslime bakıyorum, okulda eteğini kıvıran bizler gayet oturaklı bireyler olduk.. bunlar hep bir dönemden ibaret. ne kadar sıkılırsa çocuk o kadar "pörtler" gibime geliyor.. çocuk bir şeylerin tadını alıp görüp merakını gidermesi ve kendi seçimlerini kendi yapması lazım bir yerde...

Işın dedi ki...

Hakikaten bir annenin okul
yönetiminden daha kuralcı davranmasını istemesi feci bir şey gibi geliyor bana. Ama bu durum sanki gitgide artıyor, öyle değil mi ? Çocukları proje gibi görmek, hayatına her anlamda müdahale etmek çok yaygınlaştı sanki. O da yetmiyor eğitimcilere müdahale ediliyor. Artık üniversitenin ilk günü okula giden "veliler" bile görüyorum. Sonra da tabii bir türlü olgunlaşamıyor bu çocuklar.

birdelisevda dedi ki...

Öyle bir sisteme itiyoruz ki pırıl pırıl yaratıcı çocuklarımız fikir üretemez varolan fikirlerini paylaşamaz oluyorlar. Fikri olmayan güzel çocuklarımız başka birinin fikirlerini miras edinip yaşamaya devam ediyorlar.

hafif abi dedi ki...

çavdar teyzem, bir süre internet perhizine girecektim, bozdurdunuz niyetimi vanessa'yla, aşkolsun yani :)

şule dedi ki...

ucan tekme savurmali o kadina bence :) la havleeee...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Jasminciğim,
Çok doğru söylemişsin, pörtler valla!
Ayrıca, bizden çok daha genç nesilden, ilk gençlikte yaşananların sonucuna dair böyle bir yorum almak, beni çok mutlu etti.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Beni en çok üzen, çocukların bizden ayrışıp, erişkin genç insan olmak için yaşadıkları ergenlikten, kendilerine yapışmış anne-babalar nedeniyle bir türlü çıkamamaları...
Çocuğa büyüme izni verilmiyor. :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Birdelisevda,
Böyle çocuklar hep idare edilmeyi bekliyorlar, başkalarının kendileri adına karar vermesi gerekiyor.
Fena1 :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hafif Abicim,
Bir zararı olmamıştır bu müziğin, perhize iyi bile gelmiştir, bence.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sen bu çocukların üniversitedeki hallerini biliyorsun. Kızman için çok haklı nedenlerin var, tabii ki!
:(

beste dedi ki...

ama etegi kisa bunu sorun yapaninda akli;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bestecim, bak bu iyi bir araştırma olur:
Eteği kısa olanın mı aklı kısa olur, saçı kısa olanın mı?
;)