Salı, Ekim 04, 2011

...üzülmek, sevinmek, korkmak, kızmak duygularına indirgenmiş hayatlar yaşıyoruz...

sabah sabah, çocukların eski okullarından kalma evrakı tasnif ve temizleme işine giriştim.
çoğunluk faturalar, faturalar, faturalar... okulların, servislerin, dersanelerin öde öde boyumuz kadar olmuş faturaları.
okullardan gelen duyurular, veli görüşmesi bildirimleri, sene sonu gösteri davetleri, okul gezilerinin programları, aylık yemek listeleri, rehberlik servislerinin yol gösterici yazıları başka bir yığın.
sonunda hepsini yırttım attım. bir sene daha çekmece dibinde beklemeleri ne işe yarayacak? iki-üç ayda bir çıkarıp dört sene önce kaç para ödedik servise, veli görüşmesi kasım'ın kaçında oldu diye bakacak mıyım?
sadece, bazı pedagojik yazıları "küçük çocuğu olan arkadaşlarımın işine yarar mı sorayım" düşüncesiyle bir kenara ayırdım.

başlığa yazdığım cümle bir çocuk/genç gelişimi seminerinden, işte.

ne tarih yazmışım, ne hangi okulda dinlediğimi yazmışım, ne kimin anlattığını yazmışım; kuma yazılmış sözler gibi olmuş.


"...herkes kendi mizacını erdem sayar. mizacımız kaderimizdir. aileler çocuklarının mizacını kabullenmeli, onu değiştirmesi için uğraşmamalı. bunun aksi çocuğun özgüvenini zedeler."

" davranış biçimi mizaçtan farklıdır ve değiştirilebilir. değişimin yolu içselleşmiş değerleri göstermek, bunların değer olduğuna ikna etmek ve davranışlarımızla bunu pekiştirmekten geçer..."

"...duygusal zeka, duygusallık değildir. duygusal zeka hayata olumlu insan ilişkileriyle yansır, iyimser ve iç motivasyonu yüksek insan olmakla yansır."

"...uzlaşmak taziz vermek değildir, ne var ki bizim kültürümüzde uzlaşmak yoktur. biz yanlışları yakalayıp eleştirmeyi severiz. oysa eleştiri, çözüm önerisi de içermelidir."


saklayacağım bu kimliksiz kağıdı. aldığım notlar önemliymiş benim için.
hayatı dört duyguya indirgemiş halde yaşamamak için çaba gösterirken güç verir bana.

resim pierre-auguste renoir'ın
"resim yapan claude renoir'in portresi"
buradan
.

4 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Aldığınız notlar çok iyi, arada birde böyle bir çekmece dolap karıştırıp fazlalıkları atmak iyi geliyor insana.

beste dedi ki...

tekrar tekrar okunacak notlardan :) elestiri cozum onerisi icermelidir bu kadar dogeri kotuculluk zaten...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Fadiş,
Çekmece dolap karıştırmanın en büyük yararı insanın üzerinde birikmiş ruhsal ağırlıkları kaldırması...
Bu seferki buluntu, üstüne hediye oldu.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bestecim,
Çok haklısın ve biz genellikle eleştirip bırakıyoruz, üzerinde düşünüp fikir üretmiyoruz.
Böyle olunca da eleştiri sadece "şikayet" gibi algılanıyor.