Pazartesi, Kasım 21, 2011

FENER BAHÇESİ'NDE SONBAHAR

Ziyarete gittim, onu ve o güzelim bahçeyi.
İnsanlar evlerinde olmalı, sabah erken diye mi, hava soğuk diye mi?
Ağacım henüz yapraklarını dökmemiş, nerdeyse yemyeşil.
Bakın orada, arkada, sağ tarafta, alt köşede işte.



Altında oturup, ağacımı seyrettiğim üçyüzyıllık çitlembik her saniye bir yaprak düşürmekte.
Pazar sabahı olmasına bakmadan bahçıvanlar harıl harıl çalışıyor; düşen yaprakları elektrikli süpürge gibi bir aletle topluyorlar.



Girişe yakın ağaçaltı oturma yeri kapalı. Bankların çoğu duvar diplerine toplanmış, üstleri brandayla örtülmüş.
Her zaman oturduğum masanın yan köşesindeki asırlık zeytin ağacının meyveleri olmuş, güzelim siyah zeytinler yerlerde.
Dört tanecik aldım yerden, okşadım onları, cebime yerleştirdim.



Yürüdüm. Ağaçları, kargaları, topal martıyı, kedileri  ve oları besleyen güler yüzlü sohbet canlısı kadını seyrettim. 
Anlattı bana bir yandan da, kedileri, kuşları, hangi yavrunun ne zaman doğduğunu, hangisinin daha oyuncu olduğunu...


Deniz kenarındaki ağaç altında çay demlemişlerdi.
Bir bardak çay istedim, denize karşı içtim.


Fenerbahçe'ye sonbahar çok güzel gelmişti.
Fener Bahçesi'nde doğanın kışa geçişini izlemek huzur veriyordu.
.

18 yorum:

Oglak Kizlari dedi ki...

Hayat İzlerim, Özlem den görüp geldik sizi.
Biz; Kızım neredeyse 5 yaş Ada ve annesi.

Ellerinize sağlık.
Hoşgeldik.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Oğlak Kızları hoşgeldiniz! :)
Ada fotoğraflarınız pek güzel, Keyfiniz bol olsun.
:))

şule dedi ki...

ulan ne salağız. pazar gunu once fenerbahceye sonra da filme gitseydik ya beraber. boyle birbirimmizin yaptıklarına bakıp hayıflanacağımıza!
imrendim fenerbahce gezine. anlamışsındır :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Aklımdaydın Şulem.
Neden aramadım ki? Basiretim tutuldu sanırım.
Tüh yahu! :(

Işın dedi ki...

İlkbaharda ayrı, sonbaharda ayrı güzel burası. Çok şanslıyız bu park hala böyle kalabildiği, yakınımızda olduğu için. Bir de portakal ağacı var orada çok sevdiğim. Bu hafta ben de bir sonbahar ziyareti yapıp biraz fotoğraf çekeyim en iyisi.
Sevgiler,

guguk kuşu dedi ki...

bu konya bozkırında canım nasılllda istanbul çekti ahhh ahhh

nalan dedi ki...

nazilliden ekşi mayam geldi. minnacık bişey bu :(
buzdolabına koydum, elim ayağım dolandı birbirine. nasıl yapayım şimdi ben ekmeği?
ne olur yetiş imdadıma :)
nalancantav@gmail.com

Meyra dedi ki...

ahh nasıl hasretim şu denizi gören parklara,güzelim şehre:)gitmeli tabi hemde her mevsim...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Fenerbahçe parkı'nda portakal ağacı da mı var? Ne güzel!:)
Hiç rastlamamışım kendisine demek, nerede?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Bozkırın da güzellikleri çok, örneğin günbatımları... Diğ mi? :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Nalancığım,
Mailin yola çıkmıştı, ulaştı mı?
Kolay gelsin. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Meyracığım,
Denize ve yeşile aynı anda bakabilmek büyük keyif, haklısın. :)

guguk kuşu dedi ki...

hayır!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Peki madem!:)

Işın dedi ki...

Hımm, nasıl tarif etsem yerini ? Romantika girişinin önündeyken solda kalan yolun üzerinde, oradaki küçük büfeye yakın.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Pekala! Anladım sanırım, arayacağım. :)

Fatma Sancak dedi ki...

ne güzel yaşıyorsunuz. uzun zamandır ziyaretinize gelememiştim. bir yanıyla da iyi olmuş sanki, tüm bu yazdıklarınızı okusaydım, kendi hayatım için dövünür ve kendime acırdım sanırım. sonbahar bitti gitti bugün ve bir güz yürüyüşü yapamadım :(

neyse, ayaklarınıza, gözlerinize, hayatınıza şıklık katan yalnızlığınıza sağlık...

sevgiler efendim.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacığım,
Sonbahar bugün takvim kaydı olarak bitiyor.
Bu haftanın devamı ve gelecek hafta gecikmiş bir pastırma yazı olacak.
Bence o zaman tadını çıkar yaprakların ve doğanın.
Sevgiler.
:)