Pazartesi, Ocak 23, 2012

BİR ESKİ FOTOĞRAF ÖYKÜSÜ DAHA

Uzun zaman önce.
Yeni evli çift, İstanbul'a gezmeye gelirler. Deniz kenarındaki şık otellerden birinde akşamüstü çay içip, gün batımını seyretmek isterler.
Mevsim bahar, hava güzel, güneş yavaşça alçalmakta, kızıl ışıltılar camlara yansımakta...

Şimdi dijital makinelerle çekilen fotoğrafa hemen bakıyoruz, beğenmezsek yenisini tekrar çekiyoruz. O zamanlar fotoğraf 36'lık filmlere çekilir ve sonra film tab'ettirilirdi. Ne gördüğün, ne çektiğin fotoğraflar eline gelene dek bilinmezdi. Ayrıca fotoğraf çektirmek, bastırmak pahalı işler; film almak para, bastırmak para, çoğaltmak para. Şimdi çekip, anında internet ortamında milyon gözün görmesine açıveriyoruz.

Neyse hikayemize dönelim.
Bizim yeni evli çift de anı olsun diye bir iki poz fotoğraf çekip, çaylarını içip, boğazın serin sularını ve güneşin batışını seyredip zamanın tadını damıtmışlar.

Gel zaman git zaman mutlu çiftimiz, bir süredir evli mutsuz bir çift haline dönüşmüşler. Çocuksuz olmak işleri kolaylaştırmış, araya daha fazla soğukluk girmeden boşanmışlar.

Boşanan çiftlerin çocuk yoksa bile ayrılmaları, ortak eşyaları ve bazen de anıları nasıl pay edecekleri sorun olabilir. Şu bibloyu birlikte beğenip almışlardır, şu poster yurt dışında birlikte gidilen müzede seçilmiştir, şu gezide bir dolu fotoğraf çekilmiştir, vs. vs.

Boşanan çiftlerin arkadaşlarının da bir sorunu olur; şimdi kiminle arkadaş kalacaklardır? Arkadaşlık ettikleri taraf alınganlık gösterirse diye, sohbet arasında öbürüsünün konusu geçerse diye huzursuzlanırlar. Aslında hayat bütün bunları kendiliğinden bir hale yola sokar, ama, o sırada bu durum önemli bir problem olarak algılanır.

Bizimkiler, fotoğrafları da arkadaşları da sorun çıkmadan düzenlemişler.
Aradan bir zaman daha geçmiş, bizim çift başka başka insanlarla tanışmış ve evlenmişler. Sonra bir gün şöyle bir şey olmuş:
Erkek yeni eşiyle eski fotoğrafları düzenlerken, eski karısının yakın arkadaşının kocasını ve onun iş arkadaşını o İstanbul gezisi gününde çekilmiş fotoğrafın arka planında görüvermiş!

O fotoğraf çekildiğinde eski eş henüz çalışmıyor.
Çalışmaya başladığında önce iş arkadaşı sonra yakın arkadaş olunan kadın ve onun fotoğraftaki kocasıyla henüz tanışılmıyor.
Henüz evliyken arkadaş olan bu iki çift, boşanmadan sonra da ayrı ayrı arkadaşlıklarını sürdürüyor.
Sonra uzun yıllar sonra bir gün, o eski fotoğrafta aslında taa yıllar önce henüz hiç tanışılmıyorken aynı mekanda arka arkaya masalarda oturulmuş olduğu, kutuların dibinde bekleyen bir fotoğraf sayesinde anlaşılıyor.

Hayat ne tuhaf değil mi?
.

4 yorum:

Deja Vu dedi ki...

Eski eş
Yeni eş
Yakın arkadaşının kocası
Yakın arkadaş olunan kadın..
Yav ekmekçim sen şunu bi daha bi anlatsana ya cidden anlamadım....
( Anlayanlar anlamayanlara anlatsın demeyeceksiniz değil mi :):) )

cemre dedi ki...

tıpkı "Aşk Tesadüfleri sever" gibi olmuş. hatta benim eşimle tanışmam gibi.tabi biz eskiden evli değildik ama senelerce aynı okullar, aynı mahallede oturmalar hatta anneannelerimiz kankaymış ama biz bir arkadaş ortamında tanıştık :)
kader-kısmet bu olsa gerek..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Deja Vu,
Bu seferlik böyle kabul edeceksin, anlatılamamış bir öykü... :))

Belki, o kimlik tanımlamalarına kendince birer isim verip, havayı suyu tanımlayan romantik ara nağmelerini de çıkarırsan, anlaşılabilir bir anektod çıkabilir?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Cemreciğim,
Aşk Tesadüfleri Sever'i acıklı sonuna rağmen işte bu nedenle çok sevmiştim.
Çünki, tesadüfleri ben de çok severim.
:))