Salı, Ocak 03, 2012

"SARI AY" Leila ile Lee'nin Baladı

Füsun Günersel'in çevirdiği oyunlardan ilk gördüğüm Teyzem ve Ben olmalı. Sonraki senelerde Frozen/Donmuş ve Bug/Böcek'i seyretmiştim.
Geçen sene ilk sahnelenişinde kaçırdığım Arzunun Onda Dokuzu'nu gördüm sonunda. Bedensiz Kadın ve Sondan Sonra ise, geçen sene seyrettiğim diğer çevirileriydi.

Tiyatroyla ilgilenenler bilecek, bu oyunlar içinde in your face akımının en bilinen oyunları da var, çağdaş tiyatro yazınının yıldızlarının oyunları da...
Füsun Hanım, seyahate gidip dönünce, bilirim ki mutlaka yeni oyunlar izlemiştir, yeni yazarlar keşfetmiştir. O anlatır, ben hayran hayran dinlerim. Sonra bazen bir telefon çalar, Füsun Hanım "sence şu kelimeyi nasıl çevirmek iyi oluyor" der. O zaman bilirim ki, yeni izlediği oyunlardan biri daha tiyatro repertuarına katkıda bulunmak üzere çevrilmektedir.


Derken, İskoç oyun yazarı ve yönetmen David Greig'in eseri "Yellow Moon" un, Mitos Yayınları'nın Tiyatro dizisinde yayınlandığı haberi geldi. Hemen aldım ve bir solukta okudum. Sahnelenmek için yazılmış bir metni, kitaptan okumak farklı bir tecrübe. Diğer yandan da, oyunun nasıl olabileceğine dair etkiyi anlamaya yardımcı oluyor.


Sarı Ay, çok güzel bir oyun.
In your face akımının bütün özelliklerini  taşıyan bir tekst. Çağdaş sorunlar, Hristiyan toplumda Müslüman kız, gençler arasındaki iletişim(sizlik), parçalanmış aileler ve tokat gibi çarpan bir son!
David Greig'in metni de,  Füsun Günersel'in çevirisi de harika. Ayrıca, oyuna adına veren Leila ile Lee'nin baladını çeviren Tarık Günersel'e de  bir selam göndermek şart.

Umarım en kısa zamanda, şu aşağıdaki afiş gibi bir afiş, bizim tiyatrolardan birinin oyunu sahnelediğini duyurur.


.

4 yorum:

neo dedi ki...

ya bi şey diycem, "In your face akımının bütün özelliklerini taşıyan bir tekst." demişsin ya, onu okuyunca hmm buna yorum yazmak beni aşar diye düşünüp direkt sayfadan topukladım :) zati tiyatroyla pek aram yok, hiiç duymadığım isimler, in your face akımı filan... tabiy, işin ne gugılla öğren diyebilirsin ama ona da üşendim :)

maruzatım budur. öperim.
neo
the anti-tiyatro insanı :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocum yaa! Ben şimdi anladım, bu yazıya kimse neden yorum yazmadı. Hani gugıl üstadı senin bile içini daralttıysam, düşün artık herkes ne fena oldu! ;)

Şimdi efendim, bakma öyle bilenkadın hallerime, in your face denince ben bir DOT bilirim, bu konudaki öncü odur.
Bknz: http://ekmekcikiz.blogspot.com/search/label/tiyatro
Son iki senedir genç tiyatrocular sayesinde oyunlar çoğaldı. Önerilen bir iki oyun var, birlikte gidelim istersen.:)

neo dedi ki...

:)) ya olur bazen öyle, ben de bugün super natural dizisinden bahsederken "onun ana izleği aşk değil" dedim. ana izlek!! vecdi sayar mısın, fatih özgüven mi mübarek, karşılıklı püskürdük zaten söylediğim arkadaşla eheh.

valla oyuna gelirim, direnmem ama sen götür beni.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Tamamdır, bilet araştırmalarına başlıyorum.:))