Pazartesi, Şubat 06, 2012

DOĞUMGÜNÜ KAHVALTISINA ZEYTİNLİ EKMEK, ÜSTÜNE YÜRÜYÜŞ, BİR DE SİNEMA...


Haftasonu içim planlar yapıyordum ki, Cuma akşamüstü annem "belim ağrıyor, yatıyorum" haberini verdi. Kısa bir hayal kırıklığı yaşadıktan sonra, "haydi tonton değiş!" oyunu oynamaya başladım. Mutsuz olmayı seçmeyip, surat asmadığım için işler yolunda gitti.
Cuma akşamı torunları sayesinde annemin ağrısını biraz unutmasını sağladık, Cumartesi ağrı biraz daha azaldı. O günü kah  iki kat arasında mekik dokuyarak, kah alışveriş yapıp, yemek pişirerek geçirdim.
Pazar günü annem kendisini daha iyi hissederek, kardeşler toplantısına gidebildi. Ben de Şule'mi doğumgünü kutlamak için çağırdığım kahvaltıyı keyifle hazırladım.
Kahvaltı bildiğiniz kahvaltı, bir farkla o gün için zeytinli ekmek yaptım. Bir de güzel kabardı mı? Harika!
Tarifi isteyen olursa ona dair bağlantılar burada.

Sonra, Şuleciğim eve dönerken komşum Bayan E. ve beni arabasıyla Caddeye attı. Bir yandan konuşuyoruz, bir yandan yol tarif ediyorum. Olmadı tabii ki! "Şuradan dönünce kolayca çıkarız" dediğim yer,  benim her zamanki yürüyüş yolumdu. Son aylarda, bizim tarafta bütün sokakları tek yönlü yaptılar, dolayısıyla her istediğin sokaktan dönemiyorsun. Üstelik böylece araba yolu ve yürüyüş yolu farklı olmak zorunda kalıyor. Sonunda öyle bir noktaya geldik ki, orası demiryolundan geçecek yayalar için yapılmış üst geçitti!
Hiç istifimi bozmadım, "gitmek istediğimiz sokak bu geçidin devamında" deyiverdim. Bizim kızlar "istersen arabayı üst geçitten geçirse miydik" filan deyip makara yaptılarsa da, sonuca bakın siz. İstediğimiz yere geldik mi?

Öğlenden sonrayı Cadde'de yürüyüp Miss Melty ile sohbet ederek geçirdikten sonra, akşamüstü Bayan E. ile tekrar buluştuk ve "Artist" filmine gittik.
Çocukluğumda gördüğüm eski Hollywood filmleri tadında, biraz eski sinemaya saygı duruşu yapmak, biraz eski türleri anlatmak için yazılmış bir film gibi geldi bana. İyi çekilmiş, güzel oynanmış, artistleri cazibeli, iyi ve hoş da aslı duruken taklidini neden göklere çıkarayım?
Seyredilecek ve güzel vakit geçirilecek ne var ki Oscar alırsa da Hoolywood'un kendini beğenmesi olarak kabul edilecek bir film olduğunu düşünüyorum.
Belirtmeliyim ki, kadın oyuncu Bérénice Bejo çok güzeldi, o ne ceylan gibi gözlerdi öyle?!

.

10 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

enerjik kadınsın vesselam:D

Leylak Dalı dedi ki...

Hah, "Artist"de de aynı düşünceye sahipmişiz, yaşasıng:)) "Hugo" da öyle, tamam çok görkemli çekimler var ve hoş bir film ama orada da eski sinemaya bir övgü sözkonusu. Oscar bu yıl kendi kendini ödüllendirmeyi planlıyor anladığım kadarıyla. Esasen Hugo'yu 3D gözlüklerle sinemada izlemek gerekirdi daha çok zevk almak için ama olmadı, bir daha da izleyemem doğrusu:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gugukcuğum,
Enerjik mi, hiperaktif mi?...
Bazen ben de bilemiyorum.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Spielberg sineması ilginç! Seyrederken çok zevk veriyor, sonra pıfff bişey kalmıyor, Hugo ilgimi çekmemişti açıkcası. Adaylardan bir tek George C.'nin filmini merak ediyorum. Sırf yakışıklıyı seyredeyim diye...
;)

Leylak Dalı dedi ki...

Onu da izledim. George C.'den pek hoşlanmadığım için pek birşey ifade etmedi. İzlenebilir nitelikte ama pek de abartılacak bir film değil. Sen G.C. için izle yine de:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Değerli Leylak Hanım,
Yazın Paris'te kendisiyle kolkola çekilmiş fotoğrafımı hatırlatır, hakkında fazla ileri geri konuşulmamasını rica ederim.
:)))

Leylak Dalı dedi ki...

Zaten benim kendisine uzak durma sebebim de tarafınızdan sahiplenilmiş olmasıdır çok daha değerli Ekmekçi Hanım:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ayy, çok mersi!
Ben aslında Colin Fith'ciyim ama, George C.'yi de "E.R" daki tıfıl halinden beri beğenirim.
:)

şule dedi ki...

zeytinli ekmek de süperdi. ev yapımı likör de :) canımsın...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Afiyet olsun Şulem!
:))