Salı, Şubat 21, 2012

KUZGUNCUK'TA KAPILARDAN BİR KAPI

Bir yakınımın çektiği bir seri fotoğrafa bakıyordum.
Ne göreyim?
Tanıdık bir evin kaç kez güleryüzle açılıp, içeri buyur edildiğim kapısı!
Kimisi der hayatta tesadüf olmaz, kimisi der tesadüfleri severim.
Buyrun bakın ve siz karar verin.


Posted by Picasa

4 yorum:

aglea dedi ki...

ne güzel bir tesadüf olmuş gerçekten de:) evin kapısını ayrıca çok beğendim onu da ekleyeyim. ekmekçikız'cım cocteau'nun ünlü bir lafı var bilirsin; "tesadüf tanrı'nın fark edilmeden geçip gitmek için büründüğü biçimdir" der ya, en küçük tesadüfte bile insan mucizevî bir heyecan duyuyor sanırım:)

serpil dedi ki...

Çok güzel, ben de Kuzguncuk'ta bir sürü kapı resmi çektim,çok seviyorum orayı
Tesadüfün böylesi derler ya, işte öyle :)
Sevgiyle

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Agleacığım,
Ev sahipleri o evden taşındılar, elde anılar kaldı, güzel anılar.
Bakalım, yeni evleri ne zaman bir fotoğraf karesinde karşıma çıkacak? Belki, ben çekerim. :)
Haklısın, her tesadüf bir mucize!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Serpilciğim,
O kapı fotoğraflarından bende de bir deste var!
İstanbul'un ruhunun yaşadığı semtlerden orası.