Perşembe, Nisan 26, 2012

ADA GEZMESİ SEVENLERE BİRKAÇ SEYİRLİK

 Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın evinden aşağı doğru inen yolda selamlaştık bu erguvanla...

 Mor salkım, mor mor değil, eflatun aslında. Eflatun salkım ama, kokusu mor! Dünyayı tutmuş...

Ada sahillerinde değil, ada yollarında geziyorum.
Bu evi Şulem için çektim, adada böyle bir evi olsun, ziyaret edeyim kendisini, diye.

 Heybeli'deyiz, ünlü Ruhban okulu burası. Yakında açılacakmış, diyorlar.

Tazecik roka ve gerçek semizotu ve de taze sarmısak, limon, domates, sele zeytini...
İşte böyle bir salataydı, lezzetli mi lezzetli.
Erengüller ise taa Portkiz'den gelme sürahide...

13 yorum:

şule dedi ki...

sen benim canımsın, biliyorsun değil mi ekmekçim?
öyle bir evim olsun, daha ne isterim vallahi...seni ve sevdiklerimi isterim yanımda tabi, o ayrı...

elektra dedi ki...

buraya da aynı tepkiyi koyacağımdır: neeeeeeey adaya mı gittin????:)

PS: Şulecim adada böyle evin olursa vay geldi haline bak söyleyeyim:))

Nesrin dedi ki...

ohh salataya harika gözüküyor :) resimlerde öyle

Özlemaki dedi ki...

hemen Stella teyzeme göstermem lazım bu post'u. Stella teyzem Heybeliadalıdır. Şu anda 85 yaşında ve onun gençliğinde adada sadece bir Türk varmış o da doktormuş. Kayık kiralayıp, İstanbul'a inerlermiş. Vapur yokmuş. Şimdi NY'da ama gün geçmez Heybeli'yi anmadığı...İçim açıldı okudukça.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Biliyorum, bilmez miyim? :)
Senin adada evin olsun ki, Kalpazankaya'dan şarkılar söyleyerekten iskeleye yürüdüğümüz akşam gibi zamanlarımız hep olsun!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektram,
Ben de tekrarlayayım:
Yine olsa yine giderim!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Nesrinciğim,
Salata harikaydı, semizotu seviyorsan denemelisin.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemciğim,
Heybeliada, en az bildiğim adaydı. Sanırım bundan sonra daha çok bileceğim orayı, dayım Heybeli'ye taşındı.:)
Dün İsmet İnönü'nün ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın evlerini gezdik, plaja gittik. Çok sevdim, bayıldım.
:))

Özlemaki dedi ki...

Stella teyzem okuldaki en fırlama öğrencilerden biriymiş Sevin'cim, bir gün gelen müfettişe ikram edilecek kırmızı şarabı bitirip, sarhoş olmuş. Sonra da kristal karafın içine vişne suyu doldurmuş. O kıkır kıkır gülerken okul müdürü müfettişe kristal vazodan şarap diye vişne suyu ikram etmiş ve rezil olmuş! Olayın ortaya çıkması çok sürmemiş, Stella teyzemin kahkahaları sebep. Sonra disiplin kuruluna çıkmış ve papaz tarafından azarlanmış. Heybeli'ye sadece bir kez gittim ve çok beğendim. Ama aslında oraya çok gittim, Stella teyzem ve şimdi de sen sebep =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemcim,
Ne hoş hikayeler değil mi? Kimbilir daha neler vardır. :)
İstanbul'a geldiğinde uzun bir Heybeli turu yapalım, olur mu?
Mehtaba çıkmayı unutmadan...
:))

şule dedi ki...

elektram, böyle bri evim olsun, siz de her gün gelin. büyük sofralar ve eğlenceli sohbetlerden başka ne var şu hayatı güzel kılan? :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Olsun olsun! :)
Bu olmazsa elimde başka fotolar var, onlardan biri olsun!
:))

Özlemaki dedi ki...

umarım ekmekçim =)