Pazartesi, Mayıs 14, 2012

esin perisi*

önce papatyalar açtı, yeşilin üstünde beyaz yüzlüler, sarı gözlüler
bir mor salkımın tomurcuğunu gördüm, ilk kez bu sene
yanlarından geçerken parfümlerini içime çekmeye bir hafta sonra başladım
leylaklar ardından geldi salkımların, ne çok beyaz leylak gördüm
erguvanlar, benim biriciklerim, bu bahar birdenbire boyadılar tüm şehri, ışıl ışıl
ardından at kestanelerinin şamdanları aydınlandı, beyazların arasında turuncularıyla
çınarların çiçekleri pek ufak, ancak gören göze malum onlar
akasyalar var ya akasyalar, kaç senedir böyle bol çiçeğe kesmemişti onlar, akasya çiçekleri kar gibi yağdı başımızdan
güller ne güzel diyordum ki,
dünden beri iğde kokusu sardı bizim mahalleyi, iki ağaç yetiyor pencereden içeri süzülmeye
ıhlamurlar tomurcukları tetikte, açtılar açacaklar
an meselesidir, katırtırnaklarının boğaz tepelerini sarıya boyaması
gülibrişimlere kalma artık, bekliyorum gel


bu bir badem ağacı, yukarda sözü edilmeyenlerden...

*beyaz sayfa "silmeden" yaz demiş, yazdım, böyle oldu...

10 yorum:

Beyaz Sayfa dedi ki...

Sen "İnsan" gibi bir insansın..İyi ki seni tanımışım..Yazını kaç kere okudum bilemiyorum.

Sevgilerimle..

Elektra dedi ki...

Ihlamurlar olgunlaştığında benim Beşiktaş'ım tadından yenmez olur. sıcağın kavurup elini ayağını çektiği o akşama yakın saatlerde hemen minibüse binmeyip en az iki durak yukarı yürürüm ayağımı barbaros bulvarının kenarındaki parklara bahçelere kaydırıp. en çok ıhlamurları bekliyorum sanırım:) ben de yorumumu silmeden yazdım :P

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Beyazcığım,
Sanırım, bazen kişi olarak biz, bazen de bizden bağımsız olarak yazdıklarımız okuyanlara bizim bildiğimizden ya da tahmin ettiğimizden daha çok ulaşıyor.
İçten yorumunu okuyunca, "böyle olmalı" diye düşündüm, duygulandım.
Ne güzel.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektram,
Ihlamur için benim de bir "anı"m var, unutamadığım.
Hemen söyleyeyim, ıhlamur çiçeği kokusuna ben de bayılırım. Yıllar yıllar önce bir yaz İngiltere'de idim, Cambridge'de. Aylardan Ağustos. Durakta otobüs bekliyordum, yağmur başladı. Birden tanıdık bir koku duydum, başımı kaldırıp bakınca, durağın hemen yanında kocaman bir ıhlamur ağacı gördüm. O yaz yağmuru, kokusunu nasıl da yoğun ve mis gibi kılmıştı o ağacın, inanılmaz!
Böyle...
:)

Fatma Sancak dedi ki...

:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Merhaba Fatmacım!
:)

Fatma Sancak dedi ki...

merhaba,
badem çiçeklerinin açtığını görünce,
dayanamadım :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bademler ilk sıradaydı, aslında.
Çağlalar çıktılar bile!
:))

Fatma Sancak dedi ki...

haklısınız,
mart ayında açıyorlar.

evimizin önündeki ağaç geçtiğimiz yıllarda şiddetli rüzgarın etkisiyle dibinden kırılmıştı. nicedir yerine bir ağaç dikmek istiyordum. ıhlamur mu erguvan mı derken, erguvan diktim. ve her gördüğümde de sizi hatırlıyorum.

sevgimle..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacığım,
Erguvanla birlikte anılmak öyle güzel bir mutluluk verdi ki!...
Çok teşekkür ederim.
:))
Ihlamuru da çok severim, ekleyeyim. :)