Pazartesi, Temmuz 16, 2012

ÇADIRIMIN ÜSTÜNE "ŞIP" DEDİ DAMLADI...

Gece yarısından epey sonra eve vardım. Asansörü beklerken, içimden "aman şansımız varmış, Kuruçeşme'den Bostancı'ya bir Cumartesi gecesi ancak bu kadar çabuk gelinirdi, neyse" diyordum.
Sevgili bir arkadaşımın doğumgünü kutlamıştık, eller havaya hoop eğlencesiyle, gülmüş söylemiştik. Keyfim yerinde, yorgunum çok ama olsun, belli ki yattığım yeri beğeneceğim.
Aa! Gecenin bu vakti kapıcımız çıktı asansörden ve telaşlı.
"Hayırdır, Nevzat?"
"E. ablanın evinde tavandan sular damlıyor, 7. katta su taşmış, ben soğuk su vanasını kapattım ama evde yoklar sıcak su vanası açık " bilgisini bir çırpıda verdi.
Amanın, her sene yaz ayında bir su basması olur, bu seferki piyango E.ciğime mi çarptı?
Kapıyı açtım, eve girdim,   ayakkabımı çıkarırken kapının yanındaki ana kalorifer borusunun geçtiği dolabın arkasından bir "şıp" sesi duydum.
Ooo! Bu ciddi iş, kalorifer tesisatına bir haller olmuş.
Diyafondan seslendim, "Nevzat kaloriferin suyunu boşalt, kollektörün yanından su damlıyor."
Tamam abla, cevabını aldım ve yattım. Fakat "şıp" sesi kesilmiyor, dahası ses "şıp şıp"a dönüştü. Kalkıp damlaların olduğu bölgeye bez koydum. I-ıh! Ses ve damlama kesilmiyor bir türlü.

Sabaha karşı uyandığımda ıslak boru dibi, şu ünlü kantoyu söylerken sululuk olsun diye tamamlanan son cümle gibiydi; şıp dedi damladı, şıp dedi damladı, ... şaaarrr diye aktı!


Neyse!
Bütün  hikayeyi anlatıp içinizi bayıltmayacağım.
Sıcak bir Pazar gününü, küfür küfür esen bir vapurla adaya gidip kahvaltı ile başlayan bir keyif günüyle geçirmek yerine, katlar arasında zarar tesbiti için mekik dokuyarak, su basan evlerin tatilde olan ahalisini bulmaya çalışarak, suları kesip açıp patlağı tesbite çalışarak, Pazar günü çalışacak bir tesisatçı için yalvar yakar olarak, telefon ekranında aşina olmadığım onlarca numara kaydı görerek  geçirdim diyeyim.

Bu "şaarr diye aktı" piyangosundan üst komşu ve bir üst komşu asıl hasarı aldılar, umarım kısa zamanda toparlanırlar. Şükür bizde tamirat gerektiren bir durum yok.

Bu sabah özel aletiyle patlağın nerede olduğunu tesbit eden bir tesisat şirketi geldi. Anlaşıldı ki, su, "damlaya damlaya göl olur" atasözünü onaylamaya  tam da benim tahmin ettiğim yerden  başlamış-mış. Aman ne güzel!
Bu tahminimin bana bir yararı oldu mu dersiniz?   

10 yorum:

Özlemaki dedi ki...

çok geçmiş olsun! bana da geçen sene patlamıştı piyango =( salon & Yunus'un odasındaki tahta döşemeler değişmişti mecbur. ne çile şu apartman hayatı hakikaten...

kibritci kız dedi ki...

belli aralıklarla bizim evde de böyle şeyler oluyor o zaman sağolsunlar alt katta ki komşularımız gelip bize utanmazlar evimizi mahfettiniz diyorlar ve bağırıp çağırıp üstümüze yürüyüp gidiyorlar .

artık insanlar neden katil oluyor anlıyorum .

size de geçmiş olsun diyorum .

bilge ve annesi dedi ki...

geçmiş olsun ne sinir bir durum bu senede benim başıma geldi. Üst komşuya banyosunu yaptırana kadar canım çıktı.İnsanlar o kadar rahatlar ki.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemciğim,
Sağol canım.:)
Maalesef bir piyango bu sahiden. Ama tersine piyango! :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Kibritçi Kız,
Şimdi "size alt kat komşular haklı!" desem, bir kez daha katil olmak ihtimaliniz belirecek.
Ama katil olmayın,lütfen. :)
Biz alt kat komşusuyuz bu olayda ve boruları patlamış olanın evi kupkuru! Üç kat üst üste zarar görmüşken, onlar tatillerine devam etmeyi tercih ediyorlar, telefonları bile açmıyorlar. Tabii ki, onlar bunu yapıyor diye biz üstlerine yürüyecek değiliz. Ama, acil durumlarda insanların duygusal tepki göstermeleri daha anlaşılır.
Size de geçmiş olsun. Zor iş!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Onlar zarardan doğrudan etkilenmedikleri ancak, kırılıp dökülme onların dairesinde olacağı için işi ağırdan alıyor insanlar.
Bizim örnekte de aynı sorun var, maalesef.

şule dedi ki...

eyvah eyvah...geçmiş olsun cancağızım...

kibritci kız dedi ki...

biz sorun olduğu zaman bir dakika beklemeden ne gerekiyorsa yapıyoruz zaten üstelik sorun elinizin büyüklüğü kadar sarı bir leke olmasına rağmen .

hakaret etmeyi duygusal tepki olarak görmenizde çok garip .

yorumunuzu hiç sevmedim beni kırdınız keşke hiç yorumda bulunmasaydım .

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Kibritçi Kız,
Sizi kırmak hiç istemediğim bir şey. Sizde istemeden de olsa böyle bir duygu yarattığım için üzgünüm.
Ben hakaret duygusal tepkidir, demedim, insanlar onları zorlayan durumlarda, acil hallerde (tepeden aşağı şakır şakır su akması böyle bir şey) duygusal tepki verebilirler, demek istedim.
Kaldı ki, sizin yaşadığınız olayın teknik ayrıntılarını da bilmiyordum, şimdi bir kısmını öğrenmiş oldum.
Böyle durumlarda aşırı tepkiyle karşılaşmak insanı üzer, haklısınız. Yine de katil olmaya değmez, inanın.
Size su basması nedeniyle üzüntü yaşanmayan günler dilerim.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sağolasın, geçti gitti diyelim.
:)