Cuma, Temmuz 27, 2012

DİKEN İNCİRİ ya da KAKTÜS MEYVESİ

Bodrum'a ilk gittiğim yıllarda -yirmibeş seneden fazla olmalı- sokaklarda satılan bir meyve görmüştüm: İrice bir kivi büyüklüğünde, sarı turuncu, üzeri dikenli...
Satıcı, keskin bıçağıyla kabuğunu açardı, öylece içini alıp yerdik.
Tadını başka bir meyveye benzetmek zor, her meyvenin kendine özgü bir tadı var. Bir fikir versin diye Trabzon hurması ile incir karışımı bir lezzet denebilir, belki? 


O çevrede bolca bulunan, adına frenk inciri, mısır inciri de denen bir kaktüsün meyvesi olduğunu öğrenmiştim.
Sonra Bodrum ve değerleri tüm ülkemiz gibi değişti;  meyvenin yerel ve eciş bücüş olanını değil, serada yetişmiş ve iri parlak olanı değerli sayılır oldu.


Bu defa sıcak mı sıcak bir öğlen vakti Turgut Reis'e indiğimizde, yaşlı bir teyzenin önüne serdiği gazete üzerine yığdığı kaktüs meyvesini görünce çok sevindim.
Yine eskisi gibi, keskin bıçak hareketleriyle iki başı yontuldu, ortadan boylu boyunca bir çizik atılıp, meyvenin dışarı çıkması sağlandı ve  teyzenin "dur öyle tutulmaz!" uyarısını son anda dinleyen ben, kabuktaki dikenlere bulanmadan içindeki meyveyi bir güzel tuttum.

Sonrası, iyilik güzellik!
Ucundan tadan arkadaşım, "bu ne?!" dedi, suratını buruşturdu.
Ben bir tane daha soyar mısın teyze, dedim. 
Teyze, "çok şifalıdır bunnar, hepsini alıver de sıcakta beklemeyem gari"  dedi. Ama, devlet kapısında işimiz vardı, alamadım, taşıyamadım.


Burada, meyve ve özellikleri bir bilen tarafından anlatılmış, okuyun. 

21 yorum:

Bir Kadın dedi ki...

Bu meyveye ben de bayılırım. Hatta bir seferinde yol kenarında toplamış, dikenleri oraya buraya bulaşmasın diye bir gazete kağıdına sarmış ve bagaja atmıştık. Sen bagajın içinde açıl, oradan oraya yuvarlan ve bagajı dikenle doldur! Haftalarda bagajı açmaya korkar hale getirmişti bizi.

SeSSizlik dedi ki...

yine çok güzel bir yazı okudum ellerine sağlık ekmekçikız
ilk defa duyuyorum bu meyveyi bilgilenmiş oldum teşekkür ederim...

Nesrin dedi ki...

bende bunu pazarda yemiştim farklı bir tatdı. demek lazım tabiki

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Bir Kadın,
Aman o nasıl bir dikenli sürpriz olmuş öyle!
Hani gülü seven dikenine katlanır gibi... :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

SeSSizlik,
Bir Bodrum ziyareti -ya da belki Muğla civarına başka bir yere- gitmelisin demek ki! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Nesrin,
Teyze, anlata anlata bitiremedi. Çok şifalıymış, o sergide duranlarda aklım kaldı, inan. :)

Baronvonplastik dedi ki...

Tüüüüü, yennme mi onnaaaa, alıveredin gariii!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ahh! Nasıl aklım kaldı Baron, bilseniz...
Pişmanım pişman!

oytunla hayat dedi ki...

bu kadar tesadüf olur desem :)
çocukken çok yerdik biz mersinde bu dikenli inciri :) Bu sene gitme ihtimali ortaya çıkınca aklıma gelen tekşey bu oldu ve bugünlerde aklımdan çıkmıyordu ki sende gördüm :))
afiyet olsun..

Adsız dedi ki...

Kıbrısımın meşhur "babutsa"sı bu.

Nesrin dedi ki...

:) pazarlarda var bir git dene istersen ;) içnde kalmasın :))

birtutamkekik dedi ki...

mmmm....:)
enfess olurr ekmekkçimm enfess..:))
çokkk sert hareketler ile çiğnemeyeceksin bu güzelliği..
hafif hafif,tadına vara vara çiğnemelii:)
bayılırımm ki ekmekçimm ben frank incirinee.:)))
baba ocağının bahçesinde,duvar kenarlarını çevreleyen bu muhteşem tat nasıl özlendi şu ann bir billseennn:)
babacığım,sabahın erken saatinde bizler için itina ile soyar ve buzdolabına koyardı:((
buzz gibii ennfess tad için neler verilmez ki şimdii..
ahh olmalıydı kii,,
görseller ile idare edeceğiz bir süreliğine.:)
kalemine sağlık ekmekkçim..:)
yürekten,sevgilerimi bıraktım sana..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Şebnem,
Ne güzel tesadüf olmuş!
Umarım bol bol tadarsınız.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kıbrıs'lı Adsız,
Bakın bir ismini daha öğrendik; babutsa!
Sağolun. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Nesrinciğim,
İstanbul'daki pazarlarda mı var?
Geliyor mu buralara?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Kekikciğim,
Ben hiç soğuk halini yemedim. Hep sokakta soyularak satılanı biliyorum.
Soğuğunun lezzetli olduğunu başka yerlerde de okudum. Kısmet artık, gelecek defa?...
:))

Özlemaki dedi ki...

bir kez, denizden dönerken karşılaştığımızda 1-2 tane toplamadan geçemedim. Uzandım kopardım ama dikenleri göğsüme saplandı tabi =) Allahım ne macera yaşandı sonra...günlerce =) başıma ne geldiyse boğazdan geldi zaten =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemciğim,
Ben cesaret edemezdim dokunmaya...
Belki, şöyle kalın deriden bir eldivenim olsa ya da sanayii tipi bir şey belki?! :))

Özlemaki dedi ki...

ben bacak kadarkenden beri sahillerden ellerimle kestane toplayıp, bağ makası veya bıçak vs gibi araçlar kullanmaksızın kestane açıp yiyebildiğim için direkt kaktüsün üzerine gitmiştim =)
karşındakini tanımak çok önemli tabi, incecik dikenleri dikkate almak lazımmış =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

"Kestane başkaymış, kaktüs başka!" öğretisi hayata geçirilmiş yani...
:))
Şimdi bak! Kestane dedin de Bozcaada geldi aklıma. ;)

Adsız dedi ki...

ekmekçi kız benım kayın valıdemın ufak bı tezgahı var orda var satıyor ISTANBUL BEYKOZ HZ.YÜŞA TURBESINDE