Pazar, Temmuz 29, 2012

KIZAMIKCIK, SANIRIM...

Dün gece çiçeğimi karşıladık, sarmaş dolaş öpüştük, eve geldik. Güzel!
Kızım "bak işte bunlar anne, her tarafımı kapladı, çok kaşınıyor" diye hastalıklı geçen haftanın sonucunu gösterdi.
Hemen kaşıntı gideren jel ilaçtan sürdüm, biraz sakinleşti. Uyuduk.

Sabah, uyku sersemi "yahu bu döküntüler kızamık filan olması, gerçi aşısı var ama..." diye düşünürken buldum, kendimi.
Kütüphanenin ücra köşesine atılı kalmış -alınış tarihi olarak 1992 yazılı- Bambino Çocuk Bakım Ansiklopedisi'ni buldum, çocukluk hastalıklarına baktım.
Hayır, kızamık değil. Kızamıkta kesinlikle çok yüksek ateş olurmuş, kızımın ateşi çıkmamış.
Kızıl mı acaba? O da değil, döküntülerin muhtemel, temsili resimleri var, uymuyor.
Suçiçeği olmuştu bebekken, o da değil.
Bu da ne? Kızamıkcıkta ateş olmazmış, boğaz ağrısıyla başlar, soğuk algınlığı, nezle görülürmüş, gözlerde rahatsızlık olurmuş ve kırmızı benekler vücudun her tarafını kaplarmış. Ve de hastalığın diğer adı Alman kızamığı imiş.
Yahu, zaten bizim kız kendinden bir hafta önce evden ayrılan Alman arkadaşının  o sırada hasta olduğunu, hastalığının galiba ondan geçmiş olduğunu söylemiyor muydu? Al işte!
İçeriye seslendim, "yavrum sen kızamıkcık olmuşsun!"

Hastalığa teşhis koyduktan sonra tedaviye sıra geldi.
O daha kolay. Daha bir ay önce Özlemaki'nin gönderdiği kantaron otlarını zeytinyağına yatırmamış mıydım?
Özlemaki "kantaron ciltle ilgili yaralara da iyi gelir dememiş miydi? İki sene önce Bozcaada'dan topladığım kantaron çiçeklerinin şifasını annemde görmemiş miydik?
Demek ki, kantaron yağı kızımın döküntülerini de hemen iyileştirecek. Bugün iki fasıl sürdük; eve dönmeden önceki iki gün sıkıntıdan sinirden hatır hatır kaşımamış olsa, yarına birşeyciği kalmazdı ya, bu halde bile işler yoluna girdi bile.


Not:
Kendi kendine doktorluk bir yere kadar! Yarın doktorumuza sorup, tahminimden emin olacağım.
Gerçi olan oldu, döküntü olunca iyileşme de başladı, ama, kayıtlara geçsin.

17 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Geçmiş olsuuun...
Biraz sıkıntı vermiş ama eğer gerçekten kızamıkçıksa geçirdiği de iyi olmuş bir yerde. Sen de biliyorsundur hamilelikte en riskli hastalıklardan biri.
Neyse, hastalık bir yana hoşgelmiş çiçek kız, sefalar getirmiş:))

Seyyah Gül dedi ki...

çok geçmiş olsun.kantron ile ilgili bilgi için teşekkürler

Hüseyin Demirakın dedi ki...

SARı kantoron çayını şiddetle tavsiye ederim

sinir strese çok iyi gelip gevşetiyor ve uykuyada yardımcı oluyor


http://cilginkalabaliktanuzakta.blogspot.com/

Nehir İda dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Kantoronu birçok şey için duyuyorum şimdi iyice merak ettim.

Hüseyin Demirakın dedi ki...

sarı kantaron çayı ve tableti var tableti uykusuzluk için ..2 tane at mışıııııl mışıl uyu :)


çayıda hem çok hoş hemde gevşetici

ben müptelasıyım


melissada gevşetir aynı etkiyi gösterir ama sarı kantaron hem daha fazla etkilidir hemde içimi daha lezzetlidir

zaten melissayla başlamıştım...tereddüt ederek
1 tane içmem yettide arttı

türkiye ve avrupanın en kaliteli bitki çayları bu firmada :


www.aksuvital.com.tr

saygılarımla

http://cilginkalabaliktanuzakta.blogspot.com/

oytunla hayat dedi ki...

geçmiş olsun... İnşallah bir an evvel geçer. Oldum olası kızamık, kızamıkçık hastalıklarından korkmuşumdur.. Neyseki hafif aylatmışsınız sanırım..

bilge ve annesi dedi ki...

Çok geçmiş olsun, kantaronu ilk kez duydum senden, ne şifalı güzel bir bitkiymiş. Hemen not ettim, bende alayım.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Sağol canım, sevindik valla! :))
Bizim kızın bir virüs-çeker hali var; bebek-çocukken olmadığı hastalık kalmamıştı, bu da son oldu. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Seyyah Gül,
Evet, kantaron şifası çok bitkilerden. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hüseyin Bey,
Uykusuzluk çekmek fena oluyor, haklısınız. Bitkilerin bu tür sıkıntılara şifa olması doğanın mucizelerinden.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Kantaron evet, şifa kaynağı. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Şebnem,
Aşılı olunca pek korkmamak lazım, ama, bazen virüsle başa çıkılmıyor işte.
Neyse, şimdi iyi. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Aktarlarda kurusunu satarlar. Benim adadan topladığım taze çiçekti. Özlem'inkiler de...
:))

neolitikhanim dedi ki...

geçmiş olsun kuzuya ve sana. evropa evropa diyolar, buyrun işte :) fransız aileye acayip kıl oldum.

kaşıntıyı aloe vera da azaltıyor, ama bitkinin içindeki jölemsi kısmı direkt olarak sürmüştüm ben, bu eczanelerde satılan jelleri filan işe yarıyor mu bilmiyorum.

Özlemaki dedi ki...

Çook geçmişler olsun Ekmekçim. İyi ki tam vaktinde hazırdı yağ. Şifa olsun inşallah.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocuğum,
Sağol canım, geçiyor şükür.:)
En son Bodrum'da girdiğim bir eczanede gördüm, eczacı aloe vera bitkisinin özünü çıkarıyordu. Söylediğin gibi jel görünümlüydü. O da şifalı bir bitki... :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemaki,
Tam zamanında!
Bu kadar olur yani...
Sağol tekrar.
:))