Pazartesi, Temmuz 09, 2012

YAZ AKŞAMI

Çocukluğumda yaz akşamlarında çok eğlenirdik. Aslında eğlencelerimiz belirli ve sınırlıydı. Kasabadaysak, henüz babamın "yıllık izin" sırası gelmemişse,
1- Yazlık sinemaya gider çekirdek çitleyerek film seyrederdik,
2- Parklardaki çay bahçelerinde oturur büyüklerin konuşmalarını dinleyerek gazoz içerdik,
İzne çıkılmışsa, bulunulan şehre göre,
1- Gençlik Parkına gider dönme dolaba biner dondurma yerdik,
2- Yazlık sinemaya gider çekirdek çitleyerek film seyrederdik,
3- Tatil "kamp"ının gazinosunda oturur okey oynardık,

Şimdilerde yaz akşamları yine yapacak çok şey var. Tek şart, yerin ve yenin dar olmamalı.
Boğaz kenarındaki eğlence mekanları var, vapur ve motor gezileri var, açık havada oturulacak yeme içme yerleri var, konserler var, ...

Hepsi bir yana, son bir kaç gün içindeki iki yaz akşamının tadı damağımda kaldı.
Birincisinde, dört arkadaş Caddebostan sahilindeki parkta çimlerin üstüne örtü yayıp ayın sarı sarı doğuşunu seyrettik; hava bedava su bedava faslından...  
İkincisinde, kızkardeş, anane, torun serin esen bir balkonda oturup okey oynadık; "yine mi sen bitirdin, bak bi defa da ben bitirmeden bu oyun bitmez" muhabbetleri eşliğinde...


Fotoğrafı geçen sene Bayan E. çekmişti.. Yer Caddebostan, aylardan Temmuz yine.
Gün batıyor, kuşlar evlerine dönüyor.

7 yorum:

Özlemaki dedi ki...

Ben okuldan dönünce, balkona atıyorum kendimi. Esintiyle beraber dalıp gidiyorum mavilere, yeşillere. Bazen saat 3, 4 oluyor kendimi balkonda unutuyorum. Yunus şimdi Ayvalık'ta. O evdeyken bıcır bıcır anlatıyoruz birbirimize. Bazen Sahilevlerinde yürüyüşe gidiyoruz. Çoğu zaman kendimize kağıt helva ısmarlıyoruz =)
Bazen o saatlerde pancar motorlu balıkçı tekneleri dönüyor kıyıya, pat pat pat sesleri ve bereketli yükleriyle...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemcim,
Pancar motorlu balıkçı teknelerinin sabah gün doğmadan yola çıkışları, insana uykusunun arasında "sabah yakın" bilgisi verir; pat pat pat pat... :)
Deniz kenarında olmak güzel. :)

Özlemaki dedi ki...

o ses olmadığı zaman, ne tuhaf hisseder insan kendimi değil mi? arkana dönüp bakmasan da, gülümsetir!

FADİŞ dedi ki...

Çok hoş duygular hissettirdi bu yazı bana. Ayın doğuşunu seyretmek ne güzeldir:)

BERNACAN dedi ki...

Benim çocukluğum(80 sonrası) yazlık sinemaların kapandığı yıllara denk geldi ne yazık ki.
Ama biz de, bütün mahalle toplanır karanlıkta saklambaç oynardık.
Çocuk oyunları ne çok şey anlatır aslında değil mi?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Fadiş,
Ay, dolunay zamanı ne güzel doğar; sarı sarı, yavaşca yükselir, kocaman kocaman tepeden bakmaya başlar bize...
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Bernacan,
Gece saklambaç oynamak da en keyifli çocukluk anılarındandır. :)
Şimdi çocuklar ne oynuyor acaba? Korkarım, daha çok bilgisayara yapışmış halde geçiriyorlardır günlerini...