Cumartesi, Ağustos 11, 2012

"Bir Bozcaada tatili daha geçti" diyecektim vazgeçtim. Doğrusu şu: Bir Bozcaada tatili daha hayatımda iz bıraktı


Sabah denize yürürken "sarı kantaron çiçek açmış bak" diyerek...
Böğürtlen çalılarının hangisi daha az rüzgar alıyor ve meyvesi daha tatlı diye saha araştırması yaparak...



Denize girerek, kumda yürüyerek, denize girerek, kumda yürüyerek, denize girerek...
Habbele, Akvaryum, Ayazma, Sulubahçe, Habbele ille Habbele denizi diyerek...



Kekik çiçeği bu muymuş, pembe mi açarmış diye şaşarak, o buram buram mis kokuyu içe çekerek...
Öğleden sonra sıcağında taze toplanmış incir ve üzüm eşliğinde kitap okuyarak, dost sohbetinin tadını çıkararak...



6 yorum:

Epicurious dedi ki...

Merhaba Ekmekçikız,

Benzer hisler içindeyim Bozcaada ile ilgili.. 2 hafta önce bir haftasonu için gittik yine aşık olup geldik.. Umarım toparlayıp bu haftasonu yazabilirim blogda.. :)

Buket dedi ki...

çok merak ettiğim bir yer. ama her yaz acaba deniz soğuk olur mu, biz en iyisi güneye gidelim diye de ertelediğim yer...

bilge ve annesi dedi ki...

ne güzel keyifli bir tatil olmuş

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili MeraklıKedi,
Cevap yazana kadar senin Bozcaada yazısı geldi bile!
Harika!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Buket,
Deniz soğuk oluyor, evet! Belki Eylül başında, bütün denizlerin daha ılık olduğu günlerde gitmeyi deneyebilirsiniz. Hem o zaman bol bol üzüm de yersiniz.
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Çok güzeldi, çook!
:))