Perşembe, Şubat 07, 2013

BAĞDAT CAFE

Blog yazmaya başlamamıştım henüz, yıl 2006.
Bazı blogları merakla okur, yeni yazılarını heyecanla beklerdim.
Blog yazarlarından bir tanesinin Dory'nin yaşadıklarını, verdiği mücadeleyi kısmen endişe, kısmen "bu kadarı da olmaz!" şaşkınlığıyla izlerdim.
Dory'in yaşadıklarını yazdığı Bağdat Cafe blogunun mottosu, "yaşama bağlılığın simgesi"dir.
Nasıl yaşama bağlı olunmaz?
Oğlunun velayeti için yıllar boyunca mücadele verip, her seferinde tekrar tekrar ilk baştan başlamak zorunda olan bir genç kadın, ancak yaşama bağlı olduğu için kendinde güç bulabilir.
Dory şimdi gerçek kimliğiyle karşımızda ve yeni bir mücadeleye başlıyor ya da mücadelesi devam ediyor.


Burada İrem'in ve Teoman'ın kavuşma ayrılmama mücadelelerinin bir öyküsü var.
Aylin Anne bu haftaki "Perşembe Anneleri" bölümünde onların öyküsünü anlatıyor.
Lütfen okuyun ve elinizden gelen bir destek varsa, esirgemeyin.


10 yorum:

SİHİRLİ OKLAVA dedi ki...

hemen okumaya gidiyorum..teşekkürler..

kardelen sezgin dedi ki...

tabiki okuruz sağolasın canım

serpil dedi ki...

Ben de okuyordum Bağdat Cafe'yi, bir anne olarak çok üzülerek izledim.Şimdi verdiğin linkten devam edeyim.

şule dedi ki...

yıllardır "bu artık son saçmalık olsun, anne-oğul kavuşsunlar" diy diye takip ettiğimiz hikaye bitmiyor bir türlü. allah onlara sabır ve dayanma gücü versin. başka ne denir bilmiyorum. yok aslında biliyorum, çok ciddi küfür etmek istiyorum, bu ülkedeki herşeye!...

nalan dedi ki...

nasıl bir çiledir bu, hiç mi dolmaz.
anne ve baba çocuğun güven kaynağı olmalı. nasıl yetişkin olur, nasıl insanlara güvenebilir bu çocuk. bir baba nasıl egosu için oğluna paçavra gibi davranır benim aklımın alması mümkün değil. sabır diliyorum anneye ve çok çok güç. Allah yardımcısı olsun...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sihirli Oklava,
Sanırım, Dory'nin duygu durumunu bilmemiz, onu anlamamız bile kendisine güç verecektir.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sezginciğim,
Uzun bir yolculuğun acılı hikayesi bu...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Serpilciğim,
İnsanı soluksuz bırakıyordu, değil mi? :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şuleciğim,
Hukuk düzeninin haklının yanında değil de güçlünün yanında oluşu insanın adalet duygusunu zedeliyor. İlahi adalete sığınmak çare değil. :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Nalancığım,
Babanın davranışları en başından beri acayiplikler ve egoistliklerle dolu, ne yazık ki!
Bir baba böyle davranıp da nasıl çocuğumu sevdiğim için bunu yapıyorum diyebilir?