Cumartesi, Mart 30, 2013

Şu iki konuyu nasıl bağdaştıracağımı bilemiyorum.

Tam bahara girerayak kapuska pişirdim, hem de bahar çarpmasına uğramış olmaktan mütevellit iş-miş yapmayı hiç düşünmediğim bir günde...
Bu birinci mevzuu.
Bu konuyla bağdaşık olmayan diğeri, "Hitchcock" filmini görmem ve pek lezzetli bulmam...

Hah! Evreka!
Bu iki konunun ortak noktası, ikisinin de nadirattan oluşları. Şöyle ki:
Lahana pişirmem! Prensip olarak değil, standart hareket olarak aklıma gelmez, ondan pişirmem. Diyelim, "enginar çıksa da pişirsem, mmıımmm!" filan derim de, aynı düşünce lahanayla eş gitmez zihnimde.
Hitchcock'un ayrıksı hali ise, sinemaya gitmek durumu değil de sinemaya gidilen zamandan kaynaklanıyor.
Efendim, yıllardır,  sinemasever arkadaşım Bayan E. ile Cuma akşamı iş çıkışı sinemaya gitmek ritüelimiz vardı.
Böylece, hem sıkıcı Cuma akşamı trafiğini keyifli bir uğraşıyla geçiriyor, hem birbirimizi görüp sohbetleşiyor, hem de hafta sonuna bir adım erkenden başlamış gibi oluyorduk. Bu kış, ne olduysa oldu Cumaları soluğu evde alıp, baygın şekilde TV önüne serilir olduk.

Dün akşam, ani bir kararla makus talihi yendik. Buluştuk, bir lokma birşey atıştırdık, keyif aldığımız bir film seyrettik ve sonra dolmuş, metrobüs, metro atlaya atlaya tıngır mıngır evimize döndük.



Gelelim kapuskaya!
Bugün baharın gelmesi şerefine sokağa çıkmış ve  açıkhavada kahvemizi içip keyip yaparken anneme, "anne senin on gün önce verdiğin lahana hâlâ buzdolabında yatıyor, ne yapıcam onu?" diye sitem etmiştim.
Eve gidince, yoğurt almak için açtığım buzdolabından ayrıldıktan bir kaç dakika sonra, lahanayı çıkartmış ve tezgahta yayılıp doğruyor durumda buldum kendimi.
Sonra ne zaman soğanları doğradım, salçayı kattım, lahanaları ekledim, hatırlamıyorum. Pişti bile, inanın!

İsterseniz, kısaca "lahanın zaferi" diyelim bu duruma.

*Film için link isteyene, tık!

14 yorum:

Elektra dedi ki...

bense her kış geldiğinde bir heves ve sadece bir kereliğine -kapuska? kapıska?- yaparım :P zira evdekiler bunu yapınca bir hafta başımın etini yerler kokuyooooo diye.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Daha çok "kapuska" yazılıyor da sanki söylerken "kapıska" deniyor, gibi gibi?
Neden koksunmuş? Bence hiç kokmadı, kokmuyor! ;)
Gelsene sen bize a canım, kış kapatma kapuskası şenliği var, hazır. :))

Esma dedi ki...

Her işinizi istediğiniz gibi,kolayca halletmenizden dolayıdırki sizi tebrik ediyorum..Afiyet olsun..Kapuska iyidir severim...(evde sadece ben) Sevgiler

Özlemaki dedi ki...

canım istedi ama tokum.
yarın yapılacaktır!

OĞUZ ÇAKIR dedi ki...

sen yine nadir de olsa yapıyorsun, ben hiç yapmadım kapuska:)

Ebru dedi ki...

Lahananın sarma haline daha bir bayılmakla beraber kapıska halini de çok severim:) 1 kaşık süt kokuyu alıyordu diye anımsıyorum ama ben yine de iyi bir referans olamam:) Ama brokoli, karnıbahar haşlama olaylarında denemişliğim vardı cidden kokmuyor.
Güzel bir hafta dilerim Ekmekçim sarılarak.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Esmacığım,
Bazen kolay halloluyor da, bazen de üfff o hep aynı işler aynı tekrarlar bıktırıyor.
Neyse, bu defa kolay oldu. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemaki,
Yaptın mı kapuska? ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Oğuz bey,
Pek kolaydır, yapınız! :)

Özlemaki dedi ki...

evet! ama lahanalı, kıymalı ve pırasalı harmanıyla peydahlandı =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Nasıl iyi referans olmaz mışsın? Pek de güzel olursun! :)
Gelecek defa -sanırım artık gelecek kış!- deneyeceğim, süt işini. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemaki,
O da iyi!
Bol soğan yerine pırasa da iyi olur.
Ayrıca, aslında kıymalı yapılır diye bilirim. Evde yoktu, kıymasız oldu.
:)

Özlemaki dedi ki...

iyi ki aklıma düşürdün, ikişer tabak yuvarladık Yunusakiyle =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Afiyetler olsun! :)