Salı, Nisan 16, 2013

OLUR ÖYLE...

Kaç gündür ufak tefek terslikler olup duruyor.
Hayır hayır! Havanın üç gün kış iki gün baharımsı, bir gün bahar olmasından söz etmiyorum. O da ayrı. En azından moral bozucu...

Kızımın okul taksitini gönderiyorum bankaya, ertesi gün bir mesaj telefona "kredi kullandınız, haberiniz olsun". Ne zaman, nasıl?
Annemin elektrik faturasının altında bir not, "ödenmeyen fatura Ocak, tutarı 35,20 TL". Ayol, otomatik ödemeye bağlamıştım, nasıl olur?
Bişey bişey sigortasından mektup, "ödenmeyen primlerinizi en kısa zamanda bilmem nereye ödemeniz, aksi halde poliçenin yenilenmeyeceği...". Hoppala, bu da nereden çıktı?
Parfüm şişesi baş aşağı düştü, fıs fısı koptu.
Çalışma masasının bacağının altındaki plastik parça üstüne gelen fazlaca bir ağırlık nedeniyle kırıldı.
Evde bi dolu misafir varken su bitti, çay kıt kanaat yetti.
Filan falan...

Neyse! Bu kadar şikayet yeter.
İnsanların hayatlarında neler neler oluyor? Olur öyle, def'i bela sayarız, geçer.



Güzel şeyler de var, şükür.

Kızım 16 oldu, üç kutlama yaptı. Evde pastasını çekirdek çiğdem çitlenbik aile olarak kestik.

Dün akşam bu sezonun ilk tiyatro oyununu gördüm. Sumru Yavrucuk, Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi isimli tek kişilik oyunda döktürüyordu. Sevdiğim bir oyuncudur, ilk kez sahnede canlı performansta izledim ve çok beğendim.

Oyun tanıtımında şöyle diyor:
"Bugün’ün dünden farksız olduğu bir coğrafyada, varoluşunun tehdit olarak algılandığı bir kadının tek kişilik gösterisine hoşgeldiniz…Hep büyük bir hayatın figüranı olan Umut, bu kez anılarını paylaşmak için sahnededir. Aile bağları, “madilik”, hayal kırıklıkları, çocukluk düşleri, muhatabını bulamadığından insanın dilini ekşiten her şey…"

12 yorum:

bilge ve annesi dedi ki...

Öncelikle kızının doğum günü kutlu olsun 16 vay be ne güzel bir yaş, nice güzel yaşları olsun, terslikler gelince onlar geldi mi arka arkaya geliyor boş ver sağlık olsun, keyif oldun, neşeniz daim olsun, çimlenmeye yüz tutmuş Ankara'dan sevgilerle...

Ben İyisimi dedi ki...

Öncelikle kızınıza güzel bir ömür diliyorummm :)
Sonrasında ise o anlattığınız duyguyu öyle iyi bilirim ki bu durumlarda gizli kamera şakasına maruz kalmış gibi hisseder ve "kamera nerede?" diye sorarım :)

annemahsustan dedi ki...

Öncelikle kızınızın doğum gününü kutlar, tebrik ederim...

Bazen oluyor işte, annem böyle durumlarda nazardandır der: ) Sizinki de nazardandır diyelim, geçsin bitsin inş.

Sevgiler.

şule dedi ki...

elimizde büyüdü vallahi bu kız :) nice güzel yaşları olsun...

hafif abi dedi ki...

güzellikle iyilikle büyüsün.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Teşekkürler! :)
Onaltı öyle bir yaş ki, tadı üzerinden yirmi sene filan geçmeden anlaşılamıyor.
Nisan yağmurları hakkını vererek yağdı burada, kaç gündür. Bugün Ankara da soğudu ve ıslandı sanırım.
Baharınız yeşil olsun. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ben İyisimi,
Tek tük olan aksilikler gün geçince unutuluyor da, üst üste gelince sıkıntı veriyor.
Neyse, geçti!
İyi dileklere teşekkürler. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mahsustan blogcu Anne,
Teşekkürler, darısı başınıza diyeyim. :) Zaman öyle hızla geçiyor ki...
Arada olur öyle, geçti diyelim. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Değil mi? :)
Şimdi sıra Ozi'de!
Onu da büyütüyoruz hayırlısıyla. ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Abiciğim,
Çok teşekkürler. :)
Çocuklarımız için öyle dileyelim öyle olsunlar.

Elektra dedi ki...

"öyle üstüste geldi mi terslikler, ben elimi belime koyup kafamı havaya kaldırıp "hadi leeen, yeter." diye kızarım, şıp diye biter :P yapayım mı senin için de. :)

ama bir de işte amaaan, her şey olur her şey biter yeter ki ağzımızın tadı kaçmasın çoluğumuzla çocuğumuzla güzel günlerimiz olsun seçeneği vardır ki, işte tam da öyle güne denk gelince terslikler "iyi ki doğmuş, iyi ki doğmuş"tan başka bir şey düşünmez insan. evet , iyi ki doğmuş rengahenk cankız, nice yaşları olsun :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektram,
"Hadi leeen, yeter" iyi seçenek aslında. :)) Gelecek defa deneyeceğim. ;)
Ve de çook teşekkürler o güzel dilekler için. :)