Çarşamba, Nisan 03, 2013

"ne yiyorsan o'sun" demişler ya, neden demişler bilen var mı?

malum, bugünlerde insanları daha ayrıntılı inceler oldum -bknz. geçen haftaki finiküler şeysi-
bugün gözümü kimin ne yediğine diktim, ayıptır söylemesi.


istanbul'un ünlü muhallebicilerinden birinde, öğlen vakti beş kişilik bir masa...
beş erkek; ikisi genç, ikisi orta yaş üstü, birisi orta yaş altı.
zayıf görünen genç erkeklerden birisi su böreği yiyor, diğeri tavuk suyuna çorba içiyor. her ikisi de yemeklerinin yanısıra bol bol ekmek yiyor. hadi çorba ekmek olur diyelim, börek ekmek ikilisi aşırı hamur sevgisi sanki...
kilolu görünen orta yaş üstü erkekler salata yiyorlar, birisi köfteli, diğeri peynirli...
daha da kilolu olan orta yaş altı olan ortadaki patates kızartması tabağından çöpleniyor, diğer dördüyle birlikte.
hepsinin ortak noktası, sıkma portakal suyu içiyor olmaları...



hadi bakalım!
insanın yediğine göre ne olduğu belirtecini, olayımıza uygularsak nasıl yorumlar çıkacak bakalım?
bence, adamlar portakalı az bir memleketten olmalı, öncelikle.
sonra, gençlerin bol hamurdan alacakları acil enerjiye ihtiyaçları olmalı.
orta yaş üstü olanlar, yaş kemale erdi sağlıklı beslenelim, salata en iyisi düşüncesine kapılmış olmalılar.
sadece patates kızartması yiyen ise, ya tanrının şanslı kulu ya da doktor "ne yersen ye!" dedi.



efendim, bugünkü dikiz aynasının sonuna gelmiş bulunuyoruz. yakında bir başka gözlem saatinde buluşmak üzere, şimdilik au revoir!

haa, bu arada,  topluluk şehrimizde misafirdi sanırım.
italyanca'ya benzer bir dil konuşuyorlardı, muhtemelen romence'ydi.


12 yorum:

Ebru dedi ki...

Hım bu yazıların Etiketi Dikiz Aynası olabilir ee güzel de olur:)
Bu yenenlerden bana en yakın olanı salata:)

Leylak Dalı dedi ki...

Kendim bizzat yine diyete vurdum kendimi :)
Ve fekat açım bacım :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ebrucuğum,
Harika bir fikir!
Hemen ekleyeyim, sonra da İstanbul'u dikiz etmeye devam edeyim! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylağım,
Daha az aç kalmanın tek yolu düzenli olarak daha çok hareket etmek, egzersiz yapmak.
Sana kolay gelsin, daha önce yaptın yine yapacaksın! :))

bilge ve annesi dedi ki...

Ay bayıldım bu yazıya, devamını merakla bekliyorum:))

Ben İyisimi dedi ki...

Bence çok fazla paraları yokmuş onların yazııııkkk :) Şöyle bir mangal başına gidip yiyemediklerine göre :)

Elektra dedi ki...

:)) ekmekçi the observer :)) etiket iyi fikir, ayrı bir blog şahane bir fikir :)) ısrar ediyor olmam şımarıklık :P ve fekat elalemin yemeğinin fotosunu nasıl çektin anacım? :))) pes!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Bu yazının devamının gelmesi için kendime bir sponsor bulup işi gücü bırakıp, ha babm gezmeliyim, gözlem yapmalıyım. Diğ mi ama? ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ben iyisi mi!
Aslında parasızlık değil de tercih gibiydi.
Herkesin et yemesi -maalesef- parasal açıdan pek de kolay değil bu devirde... :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Elektram yav, ne fotosu yav!
İnternette görsel depo var şimdilerde, eepsi de çeşitli restorantların menü fotoları onlar.
Kaynak belirtmekte tereddüt ettim, reklam felan gibi olmasın diye...
Yaa! :)

Ben İyisimi dedi ki...

Şaka yapmıştım.. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Piki :))