Salı, Mayıs 28, 2013

EREĞLİ ÇİLEĞİ NAM-I DİĞER OSMANLI ÇİLEĞİ

Dün akşam tam da hararetli bir mutfak koşuşturması içindeydim ki, kapı çalındı. Açtım, sevgili komşum bir koca tabak çilekle kapıda duruyordu.
Hem de ne çilek!
Karadeniz Ereğlisi'nin meşhur, kokulu, küçük çileklerinden bir koca tabak!
Ayaküstü, haftasonu mezuniyet yıldönümü için Ereğli'ye gidişinden, bu mis kokulu çileklerin dayanıksız oluşundan, komposto mu yapılsa daha iyi, yoksa reçel mi tercih edilmeliden konuştuk.



Komşum gittikten sonra, kızıma seslenip mutfağa çağırdım. "Şunlara iyi bak ve kokusunu içine çek, on yılda bir ancak bu çilekleri bulmak nasip olur" dedim.
Oğlum, sınav çıkışı arkadaşlarıyla birlikte olacağını söylemişti. Fazla geç kalıp çileği kaçırmasın diye mesaj attım, "bulunmaz bunlar!"
Çilekleri sudan geçirirken ilk fikrim, "biraz yer birazını reçel yaparım"dı, ne var ki bu düşünce fikir olarak kaldı.
Şöyle birer kase çileği tadını çıkararak yedik, sonra da...


Dolayısıyla bu bir "mutfak macerası" yazısı olamadı.

6 yorum:

kardelen sezgin dedi ki...

EN DOĞRUSUNU YAPMIŞSIN CANIM AFİYET SAĞLIK OLSUN.(aaa büyük harf yazmışım)

oytunla hayat dedi ki...

hakikaten tam yemede yanında yat bu çilekler :)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Ohhh afiyet olsun! Önümüzdeki sene koca bir sepet getireyim madem!!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sezginciğim,
Teşekkürler, valla afiyet oldu! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Oytun'un annesi,
Umarım Oytuncuk da bu çileklerden tadar günün birinde. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Komşum,
Ooo! Seneye de gidilecek anlaşılan. Çok güzel çok güzel :))
Hiiç itirazım olmaz, memnuniyetle beklerim sepeti. :)