Pazartesi, Mayıs 20, 2013

SERGİ

Tam otuzbeş yıl olmuş.
Aynı fakültede okuduk, aynı sınavlara girerdik.
Evlerimiz yakın sayılacak semtlerdeydi, okuldan eve aynı otobüsle, trenle dönerdik.
Yol boyu konuşacaklarımız bir türlü bitmez, eve dönünce tekrar telefona sarılır, anlatmaya devam ederdik.
Fakülteyi önce o bitirdi ve akademik kariyeri seçti, ben avukatlık stajı yapmaya başladım.
Kitaplar okuduk tartıştık, sergiler izledik birbirimize haber verdik, konserler dinledik heyecanlandık.
Yakın tarihlerde evlendik ve aynı sene tam iki ay farkla bebeklerimizi kucağımıza aldık.
Sonra yine telefon konuşmalarımıza devam ettik; bu defa, bebeklerimizi uyuttuktan sonra ve onların o gün neler de neler yaptığı üzerine...
Zaman geçti, çocuklarımız büyüdü, okullar, sınavlar konuşuldu. 
Yine yakın semtlerde oturduk, geçerken yarım saatliğine uğranıp bir kahve içmesine muhabbetlerimiz sürdü.
Gün oldu, aile büyüklerinin kaybının acısını paylaşmaya çalıştık.  
Emekli olmak saati gelince, içindeki sanat aşkı baskın geldi ve sevgili arkadaşım öğrencilerini bırakıp, kendisi yeniden öğrenci oldu ve resim yapmaya başladı.
Şimdi artık resimlerini sergileme zamanı geldi.
Zaman zaman tek tek gördüğüm resimlerin hepsini bir arada göreceğim, özellikle son dönem resimlerini merakla bekliyorum.



4 yorum:

Esma dedi ki...

O aşk ben de de var ,sanat aşkı çok seviyorum..Bir çok alanda bu aşkım,yağlı boya resim de ayrıca insanı çok dinlendiriyor..

Sevgiler

bilge ve annesi dedi ki...

Ne güzel, bir ömrü böyle paylaşmak, sergiyi görmeyi isterdim

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Esmacığım,
Bir kaç sene önce, üzeri numaralı resimleri beraberindeki boyalarla renklendirme işine takmıştım. O bile, gerçekten çok keyifliydi. Kaldı ki, kendi yaptığın bir eserin zevki bambaşka olmalı.
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Sanat/resimsever insanlar birbirinin heyecanını anlıyor değil mi?
Gerçekten keşke gelebilsen? ;)