Pazartesi, Temmuz 29, 2013

nasıl geçti temmuz ?

temmuz bitmedi henüz. bitmedi de, temmuz ve ağustos, tam yaz mevsiminin ortasında 31 gün 31 gün üstüste uzun mu uzun gelir bana.   
bu uzun ayda, son yazının üstüne ne çok şey olmuş meğer... 


önce şile'ye gece yatısına gitme seyahatimiz var.
evet biliyorum, şile hepi topu 1 saatlik yolda. otoyol yapılalı beri uzun ve virajlı bir seyahatin ucunda değil artık. 
öyle bile olsa, bizim üç kişi biraraya gelip oradaki arkadaşımıza gece yatısına gidişimiz uzun bir seyahat gibi oldu; keyifli ve tadı damakta kalan.
bu gezide benim için keşif niteliğinde olan, şile fenerini gece görmek oldu. 150 yıllık ve dünyanın sayılı büyük fenerlerinden biri olan feneri, gece vakti karanlığa göz kırparken  tam da dibinde seyretmek harika bir deneyimdi.


sonraki yolculuk, gerçekten uzun yoldu.
önce uçakla dalaman, sonra minibüsle fethiye limanı ve ardından göcek koylarında bir hafta boyunca tekneyle turlamak...
yolculuk  çok güzel, tam olması gerektiği gibi geçti. gündüzleri kaç defa denize girip çıktığımın sayısı belli değil... geceleri mehtap seyri ile başlayan hafta,  yıldız kayması görecek kadar bol yıldızlı ve karanlık gecelere döndü sonrasında. 
bunca iyilik güzellik üstüne,  nazar boncuğumuz eksik olmadı; son gün yolculardan biri ve  aşçı ayak parmaklarından sakatlandılar, kaptanın böbrek taşı düşürme ağrısı tuttu, gece fırtına çıktı ve tekne demir taradı.
yani demem o ki bakıp nazar etmeyiniz, nazar çatladı!



yukarıdaki foto, kızımın ben evde yokken abisi ve kendisi için hazırladığı mantı. telefon aşırı yönergeyi harfiyen uygulamış ve başarmış. afiyet olsun!
buradan anlaşıldığı gibi, anaları turlarken, yavrucaklar bu sıcakta evde oturdular, maalesef.
ne yapalım? ben onlara "gelin" dedim, onlar istemedi "elli yaş üstü insanlarıyla bir arada olmak bizi bozar" dedi.
bu arada, tavada fazlaca kızdırılan ayçiçek yağının alev alabileceği ve söndürülmesinin olaylı olacağı konusunda bir hayat dersi aldıklarını, anne eve dönünce itiraf ettiler. cidden büyük kaza atlatmışlar, duyduğumdan beri içim hoplayıp duruyor.
yol dönüşü yorgunluğunun üstüne, hiç hesapta olmayan bir temizlik gerektiren  yağlı is duman artıklarıyla uğraşırken, ucuz atlatmışlar diye şükredip durdum.


3 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok şükür bir yara almadan atlatilmis olay, yağ tehlikeli bir tecrübe olmuş onlarada..Malesef 50 li yaşlarla tatil istemiyorlar gençler, benimkiler de öyle..:D

ESMA dedi ki...

ISIM YAZAMADIM ESMA OLCAKTI

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Esmacığım,
Ne yapalım? Kendileri bilir! :))
İyi dileklerin için sağol, sahiden ciddi bir tehlike atlatmış oldular.