Çarşamba, Ekim 02, 2013

EKİM

Ekim, ilk gün yağmur, ikinci gün soğukla geldi. 
Hafta sonu sonbaharın geleceğini sezmiş gibi, klasik "soğuk havalı gün" düzenine geçtim ve kendimi mutfağa adadım.
Oğlum, bizi ziyarete gelmişti. Fırsat bilip, yaptıklarımdan bir iki  parça yolluk verdim. 


Kabakları rendeledim, iki yumurtayla bir bardak yoğurdu çırptım. Bir bardak karışık rende peynir ve iki bardak yulaf kepeği ile bol dereotu ve kabakları karıştırdım. Yallah fırına.
Yarım saat sonra leziz mi leziz bir fırında kabak mücveri hazır olmuştu.



Pazı saplarını,  sebze çorbasına ekleyivermiştim.
Kendisi ise, en çok sevdiğim yemek oldu. Soğan salata soğanı gibi doğrandı, kırmızı biber doğrandı, bir kaç diş sarmısak eklendi, çok az zeytinyağında çevrildiler. Bir tutam pirinç ve yeteri kadar su eklenip, pirinçler hafif yumuşayana dek tıkırdadılar. En son doğranmış pazıları ekledim, fazla değil şöyle bir rengi dönene dek pişirdim. Ve tamam işte! 



Geçen haftanın en şenlikli etkinliği Pink Martini konseriydi.
Müthiş enerjik bir sahne performansı izledik, şarkıları bayıla bayıla dinledik.

Bu akşam sırada başka bir konser var; Hüsnü Arkan'ı dinleyeceğiz.
Yaşasın!

2 yorum:

ESMA dedi ki...

Kabak tan yapmak isiyorum, malzemelerimi bir toparlayim , hemen yapayım, seviyorum kabaklı yemekleri börekleri, kekleri,,,

Elinize sağlık, afiyet olsun

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Teşekkürler Esmacığım.
"Kabak tadı verdi" diye bir deyimimiz vardır, malum. :) Bence bol dereotuyla pek güzel kabak yemeği yapmak mümkün. ;)