Perşembe, Kasım 21, 2013

yavrum seni nasıl göndereyim yad ellere?!

günün konusu "afs" !
çiçekkızım'ın eski okulundan bir arkadaşı bu seneyi öğrenci değişim programıyla kanada'da geçiriyor.
bundan alınan ilhamla, yaz sonundan beri bizim evde bir afs konusudur gidiyor.

"keşke bu sene ben de gitseydim anne",
"seneye gideyim anne",
"brezilya'ya ya da arjantin'e gideyim anne",
"portekiz'e ya da almanya'ya gideyim anne",
"bizim eve öğrenci alabiliyormuşuz anne"...
ben gitmeyi düşün istersen demiştim de sen pöff demiştin ya yavrum,
olur yavrum seneye bak bakalım yavrum,
yuh artık git dediysem dünyanın öteki ucuna git demedim yavrum,
eh olabilir de hani sen almanca sevmiyordun yavrum,
bütün sene çocuğum olmayan bir ergenin sorumluluğunu almak istediğimi sanmıyorum yavrum...

bugün yine aldığım talimat üzerine afs incelemesi yaptım ve kısa dönemli bir gönüllülük veya yaz okulu üzerinde önce kendimi sonra yavruçiçeği ikna etme üzerinde kafa patlattım.
dur bakalım!...



havaalanında olmanın  iyi hali: onlar önde, ben peşlerinde yürüyoruz. 

10 yorum:

Handan dedi ki...

Ay bugün benim oğlum da okulda bir seminere katılmış, Amerika'ya mı, Kanada'ya mı, İngiltere'ye mi gitsem diyordu. En yakınına git bari dedim artık. Oy, oy....

Sahildeki Ev dedi ki...

Çok eski bir AFS öğrencisi olarak derim ki bırakın gitsin, hatta dünyanın tam da diğer ucuna gitsin.Ben 1981 yılında afs ile Amerika'ya gittim..O zamanlar ne internet var ne başka bir şey, Telefonlar bile PTT'den bağlanıyordu.2-3 ayda bir anca konuşabilirdik bizimkilerle..Ama diyebilirim ki hayata bambaşka bakmamı sağlayan, bana insanları tanıtan, kendi ayaklarım üzerinde durmamı öğreten paha biçilemez bir deneyimdi..Sevgiler

şule dedi ki...

son günlerdeki hissim şudur: anne olmak zor iş! :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Handan,
Aslına bakarsanız, gittiler mi yakın uzak çok da farklı değil, maalesef.
Oğlum bu sene okuluna yakın olsun diye karşı kıyıya taşındı. Ehh işte, haftada bir bir-iki saat yüzünü görsem kâr sayıyorum.
Bir de işin gerçek tarafı var ki, eninde sonunda gidecekler...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Sahildeki Ev,
Tamamen haklısınız! Soğukkanlı ve objektif bakışta ben de aynen sizin düşüncelerinize katılıyorum. Gel gör ki, gitme hali "ana" olarak kolay kaldırılır bir hal olmuyor. :(
Yine de iş olacağına varacak, tabii ki. Güle güle gidip dönsünler, çocuklarımız.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Başından beri zordu, ne zaman kolaydı?
Sadece eskileri unuttuk, yeniler, hafızaya daha yakın olunca daha zor geliyor. ;)
Bu sene senin "aslan terbiyecisi" senen... Bırak biraz, kendini de Ozi'şi de.

Çağla Karaman dedi ki...

Ne büyük heyecandır, ilk kez uzaklara, uzun süre gidecek olmak. Ülke seçmek, hazırlık yapmak. Dönüşte bir dolu hikaye, fotoğraf ve yeni bir hayat görüşü ile dönmek. Gitsinler, benim en güzel yıllarım henüz hiç bir sorumluluk sahibi olmamışken gidilen yurtdışı seyahatlerinin olduğu senelerdi. yeni arkadaşlar ve gitttikçe artan görüp öğrenme merakı sonradan en büyük zevkim haline geldi. Şimdiden söylemek istedim: güle güle gitsin, güle güle gelsin :)

hafif abi dedi ki...

aaah ah, "eninde sonunda gidecekler", evek :(

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Çağla Hanım,
Bence de gençken gidilen seyahatlerin tadı damakta kalıyor.:) Evet gitsinler! Amma velakin uzun süreli ve uzağa gidişler anaları zorluyor, sanırım.
...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hafif Abiciğim,
Ah ki ne ahh! :(