Pazartesi, Nisan 28, 2014

Küçük bir kaçamak


geçen hafta çiçekkızım'ın okulunda ara tatili vardı, birlikte kıprıs'a gittik. kıbrıslılar öyle diyor kıprıs!
asıl amaç dinlenmek ve son sınavlar öncesi enerji depolamak olunca, bizim gezi pek turistik oldu, denemez. yarım günlüğüne girne'ye gidip çarşı pazar, liman kale gezmek dışında  yerimizden kıpırdamadık. 
deniz kenarında, güneşin altında serilip dalga sesi dinlemek, güneşlenmek, kıyıda yürümek ve de denize girmek en önemli faaliyetlerimizdi.


begovillaların şu kırmızı olanlarına bayıldım!
bodrum'da pembe mor olanlarından çoktur, bulunduğumuz yerin özelliği miydi yoksa kıbrıs'ın mı bilmiyorum, bol miktarda kırmızı begonvilla vardı. hem de, bu mevsim açmış olamayacak kadar çok çoktular, muhtemelen ılık bir kışın ürünü olarak, zaten hanidir açmışlardı.
kaldığımız tatil köyünün otel ve bungalov kısmı ayrıydı, biz daha bağımsız oluruz diye bungalovu tercih etmiştik. meğerse o bölüm daha eski imiş, otel zaman içinde yenilenmiş. odalarımızda klasik denebilecek eşyalar vardı. doğrusu şöyle bir yirmi yıl öncesine gidivermek hiç de fena olmadı.



yarım günlüğüne gittiğimiz girne'de, en önemli uğraşı alışveriş!
biz alışverişsevmez takımından olduğumuz için, o faslı kısa kesip kendimizi limana attık, kaleye karşı birer kahve içtik.
ben, klasik olarak sade türk kahvesi istedim. kızım, otelde deneyip sevdiği kıbrıs kahvesi "jon kahve"den istedi. kıbrıs kahvesi daha az kavrulmuş ve hafif sanırım. evde deneyeceğim, gelirken aldık iki paket.



girne limanına bakan binalar çok hoş ve çekiciler. cenevizliler zamanından kalma olanları, osmanlı eserleri derken, hoş bir atmosferi var.
sanırım, bir kez daha girne'ye gidersem, o bölgede konaklamayı ve kentin tarihi dokusu içinde olmayı tercih edeceğim.
o eski binalardan birirnin duvarında kapı üstüne asılmış hallerini görür görmez çarpıldığım şu petunyalar, beni benden aldı.
kucaklamak ve sevmek istedim, onları.



son gün, deniz dalgalandı. rüzgâr sert esti.
sabah, kızım uyurken deniz kenarında mutat yürüyüşümü yaparken kulaklarımda dalga ve rüzgârın ıslak sesleri vardı.
sonra, deniz sakinleşti, dalgalar çekildi. 
yine de o gün denize giremedim, sadece kıyısında yürüyebildim.
ve yine bütün bir yaz mevsimini başından sonuna dek bir denizin kıyıcığında geçirip gün gün doğanın değişimini izlemek hayallerimi içimden yaşadım.



dönüşte, akşam günbatımına doğru havalandık.
uzun zamandır ilk kez bir uçak yolculuğunda pencere kenarında oturdum ve heyhat aşağıları seyretme arzum, yine hayal olarak kaldı. yol boyu bulutların üstünde kaldık, aşağısı silüet olarak bile görünmedi.
hatta öyle ki, inişte iki kat bulut arasında kaldık ve kendimi kremalı pastanın arasında kalmış kek gibi hissettim!



evet! tabii ki! hiç şüphesiz!
begonvilla, petunya filan güzel de, bir yere kadar.
dönüşte ertesi sabah, ilk iş parka gidip ağacımı ziyaret ettim.
önündeki tahta bankta mutluluk içinde oturduğum bu erguvan, benim güzelim değil. 
daha genç ve albenisi tam bir hanımefendi o.
gelecek parlak günler onu bekliyor.



12 yorum:

hafif abi dedi ki...

n'allahım, yine yeni yeniden uzak coğrafyaları fethetmiş çavdar teyzem!
***
petunyaları, begonvilleri ne çok severim! ve elbette erguvanın yerini hiçbir şey tutmaz, hemfikiriz kesinlikle :)
***
ha bi de çavdar teyzem, uçak biletleri kaç kuruş acaba?

şule dedi ki...

ay ne güzel olmuş. girne'yi severim ben de. yazın kavurucu sıcakları gelmeden ve sakin sakin ne güzeldir kimbilir...

mavi dedi ki...

o kaldığınız yer de biz de oteli tercih etmeyip o bungalovlarda kalmıştık tam 15 yıl önce :))) kiprıs ah çok sevmiştim ben magosa, lefkoşe, girne gezmiştik hep.. girne kalesine de gitseydiniz keşke beğenmiştim ben..

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Abiciğim,
Durunca paslanıyoz da, o bakımdan şeyttim di...
Evet, değil mi ille de mavilim der gibi, ille de erguvan!
Biletler tatil zamanına rastlayınca (23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs gibi) daha pahalı oluyor da, özelliksiz bir zamanda gidince adam başı tek yön 100 TL civarı.
Bizim gidişimiz tur şirketi aracılığıyla erken rezervasyonla ve de zaten 3 günlük olduğu için, gayet makul fiyata geldi.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Girne güzeldi, ben de sevdim. Sezon öncesi tatilise şahane oldu! :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mavi,
Orada tesadüfen aynı otelde kaldığımız arkadaşlarımızla gittik Girne'ye. Küçük çocukları vardı yoruldular, fazla gezemedik o nedenle.
Gelecek defaya kısmet, artık. :))

Ozlemaki Yasayanlar dedi ki...

Kıprıs!! oradan benim memlekete de gitseydiniz keşke!!
severim Kıprıslıları =)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Özlemaki,
Senin memleketine seninle gitmeli ki, keyfi çıksın.
Gitsek ya! :)

Ozlemaki Yasayanlar dedi ki...

Ben ucretsiz izne cikiyorum.
ne zaman ise donerim bilmem :)
Ucu acik!
Top sende :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Ooo! Haydi bakalım, istop demek gerekiyor şimdi! :)))

Ozlemaki Yasayanlar dedi ki...

Dellendim ve bu cok guzel :D

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sakin olalım, sakin...
:))