Pazartesi, Haziran 02, 2014

"EVVEL ZAMAN"

Sanırım aylar sırasını şaşırdı, Haziran Mayıs oldu ve kırkikindi yağmurlarının hepsi bir günde yağmaya karar verdi.
Onca sıkıcı ve sıkıntılı lodos gününden sonra Cuma'dan beri yağan yağmurlardan çok memnunum.
Pencereden yağmur seyretmenin cazibesi nedeniyle dışarı çıkma arzum uçuverdi.
Bu arada Ercan Kesal'ın kitabı "Evvel Zaman"ı bir solukta okudum.
"Bir Zamanlar Anadolu'da" filminin oluşum sürecini, taa başından kendi yaşadığı gerçek öyküden başlayıp, yazdığı senaryodan, senaryonun gelişiminden karakterlerin canlandırılmasına, oyuncu seçiminden çekim sürecine dek tuttuğu günlük üzerinden anlattığı kitabı çok sevdim.
Bir Zamanlar Anadolu'da sahne sahne gözümde canlandı, filmin karakterleri daha çok içime işledi ve Nuri Bilge Ceylan'ın sinemasına hayranlığım arttı.



Ercan Kesal'ın yazılarını gazetedeki Pazar yazılarından beri çok severek okurum.
O yazıların kitaplaştığı "Peri Gazozu"nu aynı iç titremesiyle okumuştum,  bu kitap da öyle oldu.
Şu ince gözlemleri yapabilen bir insanın kitabı insanın içini titretmez mi?
Bir okuyun...

****************

Evvel Zaman
Sayfa 12 ve 13

"...Bir Zamanlar Anadolu'da filminde bir nehre girdim ve çıktım. Set bittiğinde giysilerim terli ve sıcaktı. Gerçek neydi? Başımdan geçenler mi, yoksa hayal ettiklerim mi? Yaşamış ve yaşlanmıştım. Geçmişim beni takip etmiş ve yıllar boyunca yün yumağı gibi sarılarak peşimden gelmişti.
"Şimdi" neydi o zaman?
Şimdi, geçmiş ve bugünün toplamıydı.
O halde, geçmiş yok olmuş bir şey değildi. Bugünün içinde duruyordu.
Yaşadıklarımızın belli bir an ve mekanda gerçekleştiğinin farkında olarak, bilincimizde yer almasıyla belleğimiz oluşuyor, geçmişi de bellek yoluyla, ama bugünün algısıyla yeniden okuyorduk. Yani "bellek" dediğimiz şey hatırlama ve unutmayı aynı anda içerdiği için aslında tam da "zamanın" kendisiydi.
"Zaman" ne tarihti ne de bir gelişme. Bir "durumdu" ve geri getirilemiyordu.
"Ancak herkes geçmişte, şimdiki zamanın geçip giden her bir anın geçici olmayan gerçekliğini bulabildiğine" göre "geçmiş" ne demekti?
Bir Zamanlar Anadolu'da filminin oluşum sürecinde yaşadıklarım bana gösterdi ki, geçmiş, yaşadığımız zamandan daha dayanıklı ve daha süreklidir.
Şimdiki zaman parmaklarımızdan akıp gitse de, asıl ağırlığına anılarımızda kavuşmakta ve "içinde yaşadığımız zaman, ruhlarımıza, zaman içinde kazanılmış deneyimler olarak yerleşmektedir." (Tarkovski)


8 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Elimdeki Juli Zeh kitabı bugün bitecek ve buna başlayacağım. Masanın üstünde hazır bekliyor ve demek ki beğeneceğim :)

bilge ve annesi dedi ki...

ilk fırsatta alacağım Peri Gazozu' na bayılmıştım, bunu da seveceğim eminim:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Umarım, beğeneceksin. :))
Bu arada belirtmeliyim ki, senin kitap okuma hızına imreniyorum. ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Sen bir sinemaseversin, bence de bu kitabı seversin. :)

serpil dedi ki...

Ben filmi izlememiştim önce izlemem mi gerekir ne dersin?

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Serpilciğim,

Zor yerden sordun valla! :))
Galiba, önce filmi izleyip, sonra okumak daha çok keyif verir.
Dene bakalım. ;)

şule dedi ki...

en kısa zamanda okumalıyım bu kitabı ben de!

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Oku Şulem, oku! :)
Altın Palmiye'li flm 13 Haziran'da
başlıyor, heyecanla bekliyorum. :)