Çarşamba, Kasım 26, 2014

DAMLATAN MUSLUK

Mutfaktaki musluk damlatmaya başladı.
Tıp tıp tıp gibi süratli ve biteviye değil  tıp,... tıp,.... tıp,... ritmiyle.
Yine de sinir bozucu.
Sinir eden tek ses olsa, bir süre sonra melodi yerine bile geçebilir. 
Asıl sinir eden, tamirci aramak bulmak, adamla anlaşmak, yaptırmak.
Bir yandan kendime kızıyorum, bir dolu para verip şu musluğu alalı iki sene ancak oldu, amma da alış veriş yaparmışım!
Nerdeyse iki ay kadar bu al ver düşünceleri kafamda yankılandı durdu.
Yankılandı da ne oldu, harekete geçtim mi? 
Hayır.
Tek yaptığım, geceleri damlayan su ziyan olmasın diye vanayı kapatıp yatmak oldu.
Bir gün zihnimde bir aydınlanma oldu; yahu marka nasıl bozulur diyeceğine, neden marka aldığını düşün, bunun servisi vardır, tamiri onlar yapar.
Netekim varmış!
Servisi aradım, randevu aldım, iki saat sonra geldiler, bataryanın içini açıp bozulan parçayı değiştirdiler.
Üstelik bir kuruş para almadan, çünkü bu tamirat garanti kapsamı içindeymiş.
Onca ay atalet timsali düşünceler eşliğinde saçma hareketler yapmama hiç gerek yokmuş!

Şimdi kıssadan hisseye gelelim, önüme çıkan can sıkıcı zorluklarda mızmızlanıp omuz silkmek yerine, soru cevap ile konu nedir  bir güzel ortaya çıkarırsam, çözümü de bir güzel buluyorum.

Kulağıma küpe olsun diyeceğim, ne var ki küpelerim deste deste oldu bunca güne gelirken.
Sarkmıştır o kulak!



4 yorum:

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Bu sene mutfaktaki musluktan ne çektiğimi bir ben bir kocam bir de tesisatçı bilir. Ama bizimkinin içine para kaçmıştı.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili K. M. ;)

Kötü tesisatçı insanı yoruyor, bilirim.
Bir de para kaçınca iyice sevimsiz.
Geçmiş olsun.

karmahaskickedmyass dedi ki...

Merhaba,
Uzun zamandır yazdıklarınızı okuyup okuyup bir türlü yorum yazamıyordum. Keşke bloglarda da bu yazıyı beğendim butonu olsaymış diye düşünüp duruyorum o zamandan beri. Benim gibi üşengeçlerin beğenisini belirtmesi için çok büyük kolaylık olurdu. Çok güzelmiş bu musluk hikayesi. Çıkan ders hepimize gelmeli. Bazen musluk, bazen bozulan başka bir alet ya da eşya. Elinize sağlık.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Epicurious,
Bu aralar böyle, ben de aynı şekilde yapıyorum blog gezilerimi. Maalesef, facebook bizi tembelliği alıştırdı, blog arkadaşlıklarını pekiştiren yorumlar eskisi kadar rağbette değil.
Bu arada ben de gezilerinizi ilgiyle izliyorum.
Teşekkürler.