Çarşamba, Kasım 19, 2014

PAUL AUSTER USULÜ BİR TESADÜF...




Arkadaşım anlattı.
"Geçen hafta iki toplantı arası koşturmaca içindeyim sekreterim telaşla aradı. 
Havaalanı Taksi'den arıyorlar dedi, bir cüzdan bulunmuş takside düşmüş olmalı, içinde birkaç banka kartı ve sizin kartvizitiniz varmış. Cüzdanınızı düşürdünüz mü?"
Kendimi şöyle bir yokladım, hayır cüzdan kaybetmiş değilim. 
Banka kartları kimin adınaymış?
Bay R. Y. adına...
Cevabı duyar duymaz, kalakaldım. Cüzdan, fakülteden bir arkadaşıma aitti.
İki ay önce yolda yürürken karşılaşmış, ayak üstü sohbet etmiştik. O sırada kartvizitimi vermiştim.
Ne var bunda diyeceksin...
R. Y. geçen hafta kalp krizi geçirdi vefat etti. Onca yıldan sonraki karşılaşmamızdan sonra ölüm haberi gelince...
Sekreterime bir başka ortak arkadaşımızın adını verdim, taksiciler onun aracılığıyla eşine ulaşabilsinler ve cüzdanını teslim edebilsinler, diye."

Yıllarca görmediğin arkadaşınla yolda karşılaş kartını ver, kart cüzdana konsun orada kalsın, arkadaşın kalp krizi geçirip ölsün ve o arada kaybolan cüzdanı aileye ulaştırmak o kart sayesinde ulaşılan arkadaş aracılığyla olsun.

Hayat, en büyük hikaye anlatıcı...
Olanı Paul Auster yazsa, iyi kurmuş dersin. Tesadüfün bu kadarı da olmaz ki!

Ben tesadüflere inanıyorum ve seviyorum.


Hiç yorum yok: