Pazartesi, Ocak 12, 2015

GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞANAK KAR YAĞIŞI !

 Dün pırıl pırıl güneş parlar ve deniz lodosun delirmesi sonucu mis gibi kokarken, sahilde kızımla kısa bir yürüyüş yaptık.
O sırada birisi bana 24 saat sonra  gökyüzü kapkara olacak dese ve sonra yağmur duvar şeklinde yağacak dese, iki saat içinde ısı 8-10 derece birden düşecek dese, yağmur kara çevirecek dese...
Bu sözlerin her birini kehanet sayar ve aman sen de der, güler geçerdim.
Artık böyle bir iklimde yaşıyoruz anlaşılan.
Her an her şey olabilir!



Yağan yağmur, esen rüzgâr balkona doğal yolla yıkanması için çıkardığım arapsaçını sallayıp savururken...

Dünkü  ışıklı havada öğleden sonra ise, önce annemle kısa bir mesafeyi yavaş yavaş yürüdük.
Sonra, canının en çok çektiği yemeği yoğurtlu Bursa kebabını yedik. 
Seans saatini beklerken biraz çay kahve keyfi yaptık ve Mahzun Kırmızıgül'ün "Mucize" filmine gittik. 
Annem filmi beğendi. Aslında ben de genel olarak beğendim, sadece konunun mucize kısmının bağlantısının öncesi / sonrası faslının biraz abartılı olduğunu düşündüm.

Bu arada, iki gün önce kardeşimin doğum günüydü. 
Haftasonu bir türlü biraraya gelemedik, kısacak bir buluşma ihtimali vardı, o sırada "püff" yapar diye minik bir pasta almıştım. 
Pastası halen üzerine eklenecek mumu ile onu bekliyor.



Canım kardeşim dilerim bu sene senin için sakin, mutlu, sağlıklı günlerle geçsin.


2 yorum:

bilge ve annesi dedi ki...

Kardeşine nice güzel yaşlar dilerim, "sahilde yürümek" ne güzel bir cümle,özendim:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
İstanbul'u sevmemin nedenlerinden biridir bu cümle. Sahilde yürümek için, tatili beklemeye gerek yok. :)