Pazar, Mart 08, 2015

RELATOS SALVAJES / WILD TALES / ASABİYİM BEN

Kaç zaman oldu, kızımla birlikte sinemaya gidememiştik.
Cuma akşamı buluşup, hayli zamandır yolumuz düşmeyen İskender'de yemek yedik, kısa bir alışveriş faslından sonra kendimizi sinemaya attık.
Seçtiğimiz film, daha doğrusu kızımın önerdiği film bir Arjantin filmiydi, "Relatos Salvajes". İngilizcede "Wild Tales" demişler, bizde anımsatma yoluyla cazip hale getirmek için mi bilemedim, "Asabiyim Ben" uygun bulunmuş!
Filmin  adına bakarak "acaba gitsek mi" mırın kırını yapmaya niyetleniyordum ki, Arjantin filmi olduğunu öğrenince, Güney Amerika filmlerinin bendeki yüksek kredisi nedeniyle"hadi gidelim" dedim.

Filmle ilgili bilgilerde deniyor ki, 67. Cannes Film Festivali'nde yarışma filmleri arasında olan Relatos Salvages/ Asabiyim Ben,  87. Oscar Ödülleri'nde "Yabancı Dilde En İyi Film" dalındaki adaylar arasındaydı.

Meğer, kızımın seçimi tam isabet imiş. 
Adaylıklar boşuna değilmiş, film nefis bir kara film imiş.
Aşağıda konu hakkında bazı notlar var:
Öfkenin iliklere işlediği, dengenin her daim hassas olduğu bir toplumda, aşkların, nefretin ve intikam duygusunun hüküm sürdüğü birbirinden bağımsız bireylerin öykülerini taşıyor perdeye Asabiyim Ben. 
Satın alınan şereflerin gölgesinde, insanlar kanunlar karşısında çaresiz ve öfkeli olduğu bir dünyaya ait altı farklı hayat hikayesi dikiyor karşımıza. 
Yolsuzluğun ve yozlaşmışlığın hüküm sürdüğü bir ülkede,kana bulanan muhteşem düğünler, ölüme yürüyen danslar, telleri iyiden iyiye gevşeyen sinirler ve buyoldan çıkmışlığı tasvir eden "eğlenceli" öyküler! 


Film notundaki "eğlenceli öyküler" tanımı ve benim "kara film" deyişim çelişiyor gibi durabilir, ancak batılıların burlesk diye tanımladıkları abartarak anlatma, kara mizah yapma,  bazı bölümlerdeki şiddettin ürkütücülüğüne karşın neredeyse yerindeliği, sonuçta filmin cazibesini artıran çelişkiler.

Filmin aynı şehirde geçmek dışında pek fazla bağı yokmuş gibi görünen hikayeleri bana Kieslowski'nin Dekalog'unu ve onlardan özellikle "Öldürme Üzerine Kısa Bir Film"ini anımsattı.

Finaldeki nefis ve çarpıcı "Düğün" bölümü ise her toplum için geçerlilik taşıyan bir toplumsal eleştiri bence. 

Kaçırmayın bu filmi.


2 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Hah sana izle dediğim filmdi bu, kızınla aynı kafadanmışız, öptüm onu :) Ne kadar güzeldi değil mi? Bayıldım ben de, hele o düğün bölümü. Bu Güney amerikalılar başka bir alemden bence :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Bu ara pek çok güzel film izledim, ancak bu film gerçek bir keyif verdi bana.
Güney Amerika filmleri bir Uzakdoğu filmleri iki. Pek severim. :))