Perşembe, Mayıs 21, 2015

DAĞLAR DAĞLARRR ...

Bir yolculuğa gittim, memleketin en doğusuna, taa sınıra/sınırlara kadar.
Dört gün boyunca gezdim, dolaştım, yürüdüm. Gördüklerime kimi kez  şaştım, kimi kez hayran kaldım.
Her sabah 8:30'da yola koyulup, kâh bozuk yollarda hoplaya zıplaya giden bir otobüs içinde yol aldım,  kâh dağ tepe tırmandım.
Doya doya uzaklara baktım, gözalabildiğine boş alanlarda uzaklara, geniş çayırlara, koca koca dağlara, baktım baktım...
Yolculuk  Erzurum'dan başladı, Kars, Doğubayazıt derken Van'da bitti. Aslında yolculukla ilgili hayranlıklarım İstanbul'dan uçakla Erzurum'a giderken başladı.

Birkaç fotoğrafla anlatmaya başlayayım:



Erzincan Erzurum arasında, havadan (uçuş onbin metredeydi!) gözüken buzul gölü




Erzurum'a yaklaşıyoruz, uzakta Palandöken dağları



Yakutiye mederesesi, cümle kapısının yan tarafında hayat ağacı, kartal ve aslan figürleri




Öğlen yemeğinde Erzurum'un ünlü  cağ kebabı



Erzurum'dan Kars'a giderken Aras nehri üzerindeki Çobandede köprüsü, 1300 yılı civarında yapılmış



Kars kalesi, 12. yüzyılda Selçuklular zamanında yapımına başlanmış, eteklerindeki Kars çayı kenarında eski bir hamam var



Kars gravyeri, 1 metre çapında kocaman tekeriyle tadıma hazır



Aşık atışmalarıyla ünlü şehirde, son aşıklardan Sabri Yokuş'u dinlerken
Ayrıntıya dikkat, sazın sapında aşıka verilen bahşişler, sazın püskülü gibi...


4 yorum:

şule dedi ki...

çok iyi yaptın vallahi, izlemek bile keyifliydi :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

O kadar çok fotoğraf çekmişim ki, sıraya koyup anlatmak bir ciddi iş oldu. :))

bilge ve annesi dedi ki...

ne güzel kareler, ne iyi yapmışsın.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevdacığım,
Çok iyi yapmışım hem de, çok memnunum. Fırsat olsa da görseniz. :)