Pazartesi, Mayıs 25, 2015

GÖLLER NEHİRLER DİYARI VAN

Gele gele geldik memleketimizin en büyük gölüne...
Gezdiğimiz gördüğümüz şehirlerin en yeşili ve bol ağaçlısı açık ara Van.
Sodalı tuzlu bol planktonlu suları, tek çeşit balığı ve martılarıyla Van gölü bölgenin eko sisteminin belirleyicisi.



Van kalesinin çevresinin uzunluğu 2 km'ye yakın.
Yukarıda, kalenin arka bedenindeki surlar görülüyor. Şimdi yeşillik halinde kalan bölge eskiden Ermeni  mahallesiymiş. Şimdilerde, fotoğrafın sağ tarafındaki Selçuklulardan kalma camiiden sonrasında büyük bir park yer alıyor.



Erciş'teyiz.
Göle dökülen Deliçay'a bakıyoruz.
Fotoğrafın sağ  alt köşesine dikkat ederseniz, gölden nehire doğru sıçrayarak giden cesur ve güzel inci kefallerini görebilirsiniz.
Onların Nisan Mayıs aylarındaki yumurtlama mevsimindeki akıntıya karşı yüzme telaşları görülmeye değer doğrusu.



Şimdi de Muradiye şelalesinden dökülen coşkun  suları seyretmekteyiz. 
Çay deli akıyor, kıyıdaki ağaç sakince onu seyrediyor.




Van gölünde tekne yolculuğu. 
Birden sağ tarafta bir dev daha gözüküyor.
Uzaktan ve biraz puslu. Ancak yine de haşmetli görüntüsü etkileyici.
Tanıştırayım; eski volkanlarımızdan kendisi, Süphan dağı.




Van gölü içindeki 4 adadan birisine, Ahtamar/Akdamar adasına Gevaş'tan yarım saat süren bir tekne yolculuğuyla ulaştık.
Karşımızda yine karlı dağlar sıralı. Bu defa  gözüken Artos.

Adanın efsanesi ayrı ilginç, adadaki kilise ve badem ağaçları ayrı...
Geziyoruz, rehberimizi dinliyoruz ve yine hayran kalıyoruz.




Artık veda zamanı.
Van kalesinden gözüken Van şehri fotoğrafın sağ tarafında, solda uçsuz bucaksız gözüken mavilik Van gölü.

Tekrar gelmeyi, daha çok gezmeyi, çok daha fazlasını bilmeyi, tanımayı arzu ederek ayrılıyoruz.
Gördüklerim gözlediklerim duyduklarım nedeniyle bir yanım mutlu bir yanım hüzünlü.

Bir yandan bu yüksek dağların coşkun suların diyarlarında ruhum kanatlandı.
Diğer yandan Nuri Bilge Ceylan'ın "benim güzel ve yalnız ülkem" derken ne kadar haklı olduğunu düşümdüm ve içim sızladı.


2 yorum:

karmahaskickedmyass dedi ki...

Sevgili Ekmekçikız,
Benim çok merak ettiğim bir bir bölgeyi gezmişsiniz, ne iyi etmişsiniz. Daha fazla fotoğraf var ise gerçekten görmek isterdim hatta otel vs önerileri de çok makbule geçerdi :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Epicurious,
Ben de sizin Nemrut gezinize imrendim. :)
Fotoğrafların bir kısmı facebookta bir kısmı instagramda, buraya daha fazlasını koymak isterdim ancak üstüne yazı yazacak zamanı da ayarlamam gerekiyor.
Biz Kars ve Doğubayazıt'ta Sim-Er Otel'de, Van'da Akdamar otelinde kaldık. Kars'daki otel şehre yakın ve yeşillik bir bölgedeydi. Doğubayazıt'ta tam Ağrı dağını karşıdan görüyorduk, bir iki km şehir dışındaydık. Van'daki otel, şehir içinde ana cadde üzerindeydi.
otellerin hepsinde odalar temiz, kahvaltı ve yemekler yöresel özellikler taşıyordu ve iyiydi.
Turla gittiğimiz için, gezilecek ve kalınacak yerler hakkında ayrıca araştırma yapmamız gerekmedi, kolaylık oldu.
Ayrıca öğrenmek istediğiniz konularda mailleşebiliriz.
Güzel gezmeli günler dilerim.