Pazartesi, Eylül 21, 2015

tuzlu su

geçen hafta bir öğleden sonra istanbul bienal'inde galata rum okulu'ndaki işleri gördüm. çok etkilendim.
okul binası  orada oluşu, öğrencisiz kalışı, şimdi açık okul olarak varoluşuyla kendi başına ilginç.
bienal'de orada yapılan serginin vuruculuğuyla birleşince çok daha etkileyici oldu benim için.
girişteki "gelecekte bulunan batık yelkenli" beni şöyle bir sarstı. meğer, bu daha başlangıçmış.
ikinci kattaki "okul sıralarının" insan ayağı şeklindeki bacakları, sıra kapağından çıkan eller sevimli (!) sayılabilecek işlermiş.
ardından gelen "karanlık odalarda madenci yaşamlarının peşindeki arama" işi, madenlerde çalışanların koşulları hakkında kısa sürede iliklerimi ürperten bir duygu yarattı.
asıl ürpermeyi bir üst kattaki "eskiden sivriada'ya köpekleri atarlarmış" bilgisinin somut halini karşımda görünce yaşadım. somut hali; bulunmuş kemikler, kemiklerin fosilleri, kemiklerden yapılan tutkal... ahh!
bir başka salondaki orada, o okulda okumuş çocuklara ait not defterleri, karneler, kitaplar nostaljikti, buruktu.
bunca iç daralmasının ardından, çatıda istanbul zillerinden oluşturulan "şehrin seslerini dinlemek" ve ardından şehre tepeden, daha önce görmediğim bir açıdan bakmak ferahlık verdi.
oysa o gece uykumdan uyanıp, insanın yaşadığı onca sıkıntıyı ve buna sebep diğer insanları düşündüm, düşündüm...



galata rum okulunun çatısından galata kulesi
öğleden sonra güneşi sonbahar bulutlarını önüne katmış sürüyor

4 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ah çok isterdim görmeyi, fotoğraf çekemedin mi, merak ettim şimdi bak.
Rum okulunu birkaç yıl önce gezmiş ve ben de o manzaradan ve okuldan çok etkilenmiştim...

Işın dedi ki...

Bu sene bienal İstanbul'u köşe bucak gezme fırsatı veriyor ya çok mutluyum bu yüzden. Hatta bazen işlerin kendisinden çok mekanlar etkiliyor insanı. Bankalar caddesindeki mekanları, Adahan oteldeki incirli odayı, mutlaka ama mutlaka Büyükada'da Troçki evindeki hayvan heykellerini görmelisiniz.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Evet, okulun yapısı da manzarası da çok etkileyici, tıpkı Heybeliada'daki papaz okulu gibi. Şimdi o boş kalmış binaların böyle etkinliklerde kısmen yaşama dönmeleri güzel. :)
Fotoğraf birkaç tane çektim, pek de iyi çıkmamış. Aslında bieanali gezenler İG'a bol fotoğraf yüklüyor, orada çok güzel fotolar var, bak istersen. ;)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Işıncığım,
Evet evet, bu sene mekanlar sergilenenlerden ayrı olarak etkileyici ve onların anlamlarını artırıyor.
Bayramda adaya gitmeyi arzu ediyorum, oradaki heykeller çok anlatıldı. :)