Perşembe, Aralık 10, 2015

Tespih Ağacının Gölgesinde

Bu sabah aklıma geldi, bazı yerleri  ağaçlarının kokularıyla hatırlıyorum. 
Mesela, çocukluğumun geçtiği 3. kasabadaki 2. evimizin bahçesini, komşu bahçeye bitişik köşesindeki leylağın kokusuyla,
Aşiyan'daki bir bahçeyi, giriş merdivenin başına yan bahçeden sarkan ıhlamurun kokusuyla,
Manavgat'ı Nisan ayındaki bir yolculukta genzimi dolduran portakal çiçeği kokularıyla,
Heybeliada'yı morsalkım, Burgazada'yı mimoza kokusuyla...
Tıpkı bazı filmleri bir oyuncusunun duruşu ya da bakışıyla hatırladığım gibi.

"Bülbülü Öldürmek"i önce çocukluğumda "Arkası Yarın" veya radyo tiyatrosunda dinlemiş olmalıyım. 
 Oysa  benim için o dinlemden ya da romandan çok, Gregory Peck'in canlandırdığı kahraman avukatın varlığıyla etkilendiğim filmiyle  anılarımda. Ne çok etkilenmiştim ve ne yakışıklıydı G.P. !
Sonradan romanın yazarı Harper Lee'nin bir tek  romanı olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. 
Yıllar sonra "Capote" filminde Truman Capote'nin yakın arkadaşı rolündeki gazetecinin Harper Lee olduğunu öğrenmiştim. "Bülbülü Öldürmek"teki çocuk Dill ise, Capote'nin ta kendisiydi.

Birkaç gündür Harper Lee'nin yeni kitabını -aslında yeni değil, nedeni söylersem olmaz, kitabı okuyun- okuyorum ve  sık sık anılara yolculuk yapıyorum.
Mutluluk veren bir okuma, diyeyim.





Aldı beni bir merak, neymiş bu tespih ağacı, neye benzermiş, görmüş müyüm hiç?
Aradım baktım, Hint Leylağı, İran Leylağı, Mısır Akasyası da denen  - Latincesi  Melia azedarak - yaprakları dişbudaka, çiçeği dağınık görünüşlü leylaka benzeyen ve  özellikle Azadiracha indica denen türü şifalı olan bir sıcak iklim ağacı. (Ayrıntısı burada
Gelecek sene baharda yazda önemli bir işim var, etrafıma daha dikkatli bakıp ve bir tespih ağacı bulmaya ve onu  tanımaya çalışacağım.



2 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ekmekçim kitabı ben de okudum ve Bülbülü Öldürmek kadar olmasa da sevdim. Tesbih ağacına gelince, Antalya'da o kadar çoktur ki, ben ona baharda Hint Leylağı, kışınsa Tesbih ağacı derim. Leylağın hayli çelimsizi görünümünde, incecik, salkımlı mor çiçekler açarlar ve harika kokarlar. Kışınsa çiçekler ve yapraklar dökülür geriye tesbih tanesi gibi salkımlı tohumlar kalır. Gerçekten tesbih yapımında kullanılırmış. Baharda da, kışında görünümleri çok estetiktir. İnşallah günün birinde Antalya'da misafirim olursun, biz de seninle tesbih ağacının gölgesinde sohbetler ederiz.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Kitabı severek okudum ve haftasonu bitirdim. Kendi adıma, Amerika'nın kuzeyi güneyi ırk ayrımı konularında epey ayrıntı öğrendim, memnunum.
Tespih ağacına gelince, şimdi senin tanımının da yardımıyla gözümde bir şeyler canlanıyor sanki, baharda emin olacağım. ;)
Antalya misafirliği konusuna ben de canı gönülden inşallah diyorum. :)