Salı, Aralık 01, 2015

yeraltından notlar

son on gündür metroları ve marmaray'ı sıkca kullandım.
sabah marmaray'da "tam şu anda denizin tabanındaki yerin altından gidiyor olmalıyız" cümlesi aklıma düştü.
yok öyle panik atak gibi değil, bir mühendislik harikasını düşünmek, insanoğlunun becerilerine hayran kalmak daha çok.
sonra birden çevremdeki insanlara dikkat ettim ve bir vagonda kaç kişi olduğunu, bir seferde kaç kişi taşındığını hesaplamaya çalıştım. 
tabii ki doğru rakam değildir ya, bin diyelim hadi.
saymaya bile yetemediğim kadar çok insanla çevrelenmiş halde, demirden bir aracın içinde, etrafı betonla kaplı bir yeraltı tünelinde yol almak...
böyle düşününce, yazınca çok acayip oldu!

tam da dün hakan günday'ın "daha"sının  kamyon devrilince gazâ'nın üstünde onlarca ölmüş insanla bir kaya kovuğunda sıkışıp kaldığı bölümünü okumuşken, sırtım ürperdi doğrusu.
bir de kapadokya'da derinkuyu yeraltı şehrine girmek ve gezmek maceram vardı; niyeyse beni ürkütmüş olan, çıkınca bir daha girmem böyle bir yere demiştim.
oysa, istanbul'da şehir hayatına uyum sağlamak için her gün yeraltında dolaşıyoruz.
saçma!


emekli olayım ve bir ağaç altında, toprağın ürünlerine bakarak zaman geçireyim istiyorum.
artık.
orası böyle bir ağaç altı olsa ne güzel olur.

6 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Emekli ol, Antalya'ya gel, ağaç altlarında gezelim. Öyle yorgun ve bezginim ki, hastane işleri çok yordu beni, evimi özledim, bunaldım, ruhum daraldı. Sabır sabır deyip devam ediyorum...

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Öyle çok istiyorum ki, ağaç altı gezmelerini... İnşallah diyelim. :))
Haklısın bu ara çok yorulmuş olmalısın, hem ruhen hem bedenen. Umarım az kalmıştır, babacığın iyileşiyordur.
Sevgiler.

deeptone dedi ki...

marmaraya binemedim ben hala ya. ama metroya günde kaç defa biniyom çok seviyom. ama evet ormanlı deniz kenarında yaşamalı :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Deeptone,
Metro ulaşımı kolaylaştırıyor ve o nedenle "şehir ormanı"nda yaşayan bizler için vazgeçilmez. Sevilesi mi ama, bilemedim. :)
Siz yine de Marmaray'ı bir deneyin derim. ;)

deeptone dedi ki...

marmaraydan korkuyom halen yaa. sirkeci ve üsküdarda hep karşıma çıkıyo ama binmiyom. ama metro günde 2-3 kez biniyiom. çok hızlı diye yani. tram veya metrobüs de vapur da. yani hızlılık için seviyom. bi de, okudunuz ya, hemşire adlı yazım bir öyküydü kii, kurgu yani, yazının altında "öykü" derse gerçek değil işteeee :)))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Deeptone,
Evet, "öykü" yazmışsınız, şimdi farkettim. :))
Yazınızı okurken, metro gibi hızlı gitmişim anlaşılan. ;)