Çarşamba, Ocak 18, 2017

BİR LOKMA EKMEĞİN HATIRLATTIKLARI

Birkaç sene üst üste mavi yolculuğa gitmiştik.  Arkadaşımın arkadaşı bağlantısıyla güzel bir grubumuz oldu. Grubun üyeleri seneden seneye değişebiliyor, ancak bağlantı noktası hep arkadaşımın arkadaşı olmak. 
Aslına bakarsanız, insanın çok sevdiği ve anlaştığı tüm arkadaşlarının bir araya geldiklerinde birbirleriyle anlaşması kat'iyen garanti değil. Hatta bazen ciddi gerginlikler olabiliyor. Neyse ki, biz böyle bir kazaya denk gelmeden güzel geziler yapabildik.

Mavi yolculukların en keyifli zamanlarından biri  - hangisi değil ki ! -  sabah erken kalkıp denize girdikten sonra iyice acıkmış olarak kahvaltı sofrasına oturmak.

O uzun ve güzel kahvaltılarda bir arkadaşımızın kahvaltıyı bitiren son lokması, bir parça ekmeğin üzerine bal sürüp üzerine bir ceviz koymaktı. 
Keyifle dinlenmiş bir melodinin son notası gibi...

Bu sabah annemle kahvaltı yaparken bu son nota geldi aklıma, fotoğrafını çektim.




Şimdi, yine Leylakcığımdan kopya çekip, ekliyorum.

Gelelim çelıncımıza, bugün 2. gün ve yine kazık bir soru:

-Kalbini kazanmanın 5 yolu:


5 tane sayabilir miyim, deneyeyim. 
Galiba benim kalbimi kazanmak kolay bir iş. Karşımdaki kişinin samimiyetine inandığım, güvendiğim an kalbim kazanılmış olur. 
Kalp kazanma yolu ya da aracı, çiçek olur, kitap olur, bir konser anını birlikte paylaşmak olur, bir sohbet olur... 
Görüyorsunuz kolay iş! 
Kalp kırıldıktan sonra nasıl tamir edilir derseniz, o da zor değil. 
Kinci değilim, küsmem, karşılık vermeye yeltenmem, yakınlarımın bende sonsuz kredisi vardır. 
Ancak içimde bir şey bir kez çıt ettiyse ki, bu çok ender olur, o zaman kaldırır bir kenara koyarım ve bir daha aklıma bile gelmez, o.


10 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Birbirimizi daha görmeden neden sevdiğimiz bu çelınçla iyice açığa çıktı, sanki aynı şeyleri yazıyoruz. Mütevazı ve naif insanlarız, bizden çok az kaldı sanırsam. Kendimizi koruyalım özenle Ekmekçim (hafif tertip bir kasılma mı mevcut bu cümlede :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Evet haklısın, dün yazılanları okuyup benzer özellikler, paydalar görünce ben de aynı şeyi düşünmüştüm; insanın kendini anlattığı kelimeler yol gösterici oluyor ve böylece birbirimizi bulmuşuz işte!
:)

MAVİANNE dedi ki...

kalp kazanmak aslında dünyadaki en güzel şey bence de
ama kırmak da ne kadar kolay değil mi?
değer verdiklerimiz tarafından incinmek zor
aslında keşke "incitme ve incinme" sözüne uygun kendimizi geliştirsek
incitmemek kolay da peki incinmemek?
insanolmak zaten zor iş
o nedenle sana katılıyorum
güzellikler olsun hep çevremizde
sevgiler

Oytunla Hayat dedi ki...

Son nota pek iştah açıcı :)

Kırmayalım, kırılmayalım kimseyi de affetmek zorunda kalmayalım, mümkünü olabilir mi acaba...
Keşke olsa der sevgilerimi gönderirim :)

yagmur dedi ki...

küçücük şeylerden mutlu olabilen birini kim kırabilir ki?
neşeniz bol olsun.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mavi anne,
"İncitmemek" daha kolay haklısın. Bunu farkettiğimden beri "incinmemek" için kendime yollar öğretmeye çalışıyorum. En başarılı bulduğum yol, konuyu kişiselleştirmemek, incinmeye neden olan olayı -kişiyi değil- kendimden uzaklaştırmak. İşe yarıyor, öneririm.
Sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Oytun'un Annesi,
Mümkün değil sanırım, ama çalışıyoruz işte. Kim bilir belki bir gün... :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Yağmur,
Teşekkürler, umarım neşelerimiz hep yerinde olur. :)

MAVİANNE dedi ki...

ne güzel bir yol bulmuşsun. deneyeceğim teşekkürler

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mavianne,
Deneyiniz, evet güzel. :)