Pazartesi, Şubat 06, 2017

GÖLDE AKŞAM İNERKEN

Son düzlükte tıknefes kalan koşucular gibi, onbeş soruya cevap verdim de son iki soru nerdeyse cevapsız kaldı.
Tam yazacaktım, elektrikler kesildi öğretmenim! Değil tabii ki... 
Cuma'dan Pazar'a çocuklarla İznik'e gittim, bir çeşit aile ziyareti yanı sıra, çocukluk günlerinin en güzellerinin geçtiği kasabaları yeniden görmek ve iki günlüğüne de olsa İstanbul'dan uzaklaşmak iyi geldi.

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde 1969 Aralık - 1974 Eylül ayları arasında babamın mesleği görevi nedeniyle bulunmuştuk ki, çocukluğumun en güzel yılları ve hayatımın en mutlulukla anımsadığım dönemiydi.
O zamanlar  İznik'e gezmeye giderdik, yazın denk düşerse göle girerdik.
Gel zaman git zaman, İznik'te kasabadan biraz ilerideki Darka'da önce kızkardeşim sonra eski eşimin ailesi birer tatil evi edindiler. Biz de çoluk çocuk toparlanıp yaz kış demeden her fırsatta oraya gider olduk. 
Son yıllarda benim oraya gidişim, artık pek ender; aile bağlantıları değişti, kızkardeşim evini sattı vs. 
Geçen sene sömestrde ve yazın çocuklar büyükanne büyükbaba ziyaretine giderken, davete icabet edip ben de gitmiştim. Bu defa yine öyle oldu.
Odun dumanı kokan akşamların öncesinde güneş bulutların arasından batarken, göl kenarında yürüyüşler yaptık, eski günleri anarak sohbetler ettik.
Cumartesi günü Yenişehir'e gittik, oturduğumuz evleri bulmaya çalıştım; bir tanesi yıllar önce yıkılmış yerine yenisi ve iki katlısı yapılmıştı zaten. Sonuncusu duruyor, neyse ki. Bu defa ilk oturduğumuz evin de yenisinin yapılmış olduğunu gördüm.
Yenişehir çok büyümüş, eskiden neredeyse kasabanın sonunda olan ve bahçelievlerle dolu mahallemiz ilçenin ortasına doğru kaymış. 
Neyse ki Hükümet Meydanı ve Saat Kulesi yerli yerindeydi de, "acaba yanlış şehirde miyim?" duygusuna kapılmadım.

Dönüşte haftasonu tatilinden İstanbul'a dönenlerin trafiği nedeniyle içim daraldı. Son senelerde tatilin getirisini Şehre girmeye çalışmak silip süpürüyor, fena halde.

Gelelim, çelınc hadisesinin sonuna..

-Kağıda bir şey çiz ve bize göster
Bu soruyu pas geçiyorum, Tipik bahanem hazır: Çöp adam bile çizemem!
Ama söz! Bir gün yabana çıkarılabilecek bir desenim olursa buraya onu ekleyeceğim. 

-2017'de olmasını çok istediğin bir şey
2017'de olmasını istediğim çok şey var aslında, açgözlülük etmemeli, değil mi?
1 tane ile sınırlı isek burada, içimden geçen hayırlara çıkmamız.

4 yorum:

MAVİANNE dedi ki...

hayırlara güzel umutlu günlere çıkalım daha ne isteriz değil mi
sevgiler

Oytunla Hayat dedi ki...

Hayırlara çıkalım inşallah, kocaman amin diyorum seninle birlikte...

Eskiden yaşadığın, suyunu içtiğin, gölgesine yaslandığın yerlere uzak ve yabancı düşmek ne kadar da kötü bir histir bilirim... Bazen sırf bu hissi yaşamamak adına gitmeyeyim, görmeyeyim dediğim yer çoktur benim... Ama bir yandan da özlüyorsun işte :/

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Mavianne,
Hiiiç! :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şebnemciğim,
Yenişehir'in eski hali gözümü kapattığımda zihnimde halen.
Gerçek değişse de anılar değişmiyor. :)