Pazartesi, Nisan 03, 2017

DERGİ OKUMAK

Üniversitede öğrenciyken, o dönem yeni çıkan  edebiyat ve sanat dergilerini satır satır okurdum. 
Belki okuyacak yazılı metin azlığından, belki bilgiye açlıktan, belki edebiyat sevgisinden...
Zaten okuyacak kitap da çok bol değildi, şimdiki gibi kırk çeşit kırk tür kitap bulamazdık.
Sonra günler geçti, çoluk çocuğa karışınca okumak için zaman kıtlaştı. O sıralarda  basılmaya başlayan yabancı esinli magazin ve haber dergileri girdi  okuma sırasına. Eskisi gibi satır satır olmasa da  sayfa sayfa okudum onları yine de.
Sonra çocuk dergileri hayatımıza girdi, çocukların varlığıyla birlikte. 
Meraklar ve  basılan dergi çeşitleri çoğaldıkça, yemek dergileri, seyahat dergileri, tarih dergileri okunur oldu.
Derken son on senemizi internet işgal ediverdi. Yazılı olup okunan, elde tutulan değil daha çok sanal olan haline geldi.
Şimdilerde basılı dergilerde bir hareket bir canlanma var sanki. Bir arkadaşım, "bu devirde iyi cesaret" diyen bir mesaj gönderdi "TUHAF" dergisi çıkmış!
Tuhaf'ın çıktığını ben de Twitter'da gördüm aslında. 
Ertesi gün kitapçıda görünce hemen aldım, eve gelip aceleyle karıştırdım, bazı sayfalarda daha uzun mola verdim. Şimdi atladıklarımı okuyacağım sırayla, eski dergi okuma keyfini hatırlayarak...



Ömrü uzun olsun TUHAF dergisinin!

4 yorum:

Gülşah Şahin dedi ki...

Günaydın. :)
Okul dönemi ve sonrası bende dergi alanlardandım.
Hele haftasonu oldu mu neredeyse tüm gazeteleri alır, otururdum masaya başlardım okumaya. Dediğiniz gibi belki kitapların azlığından ve internetin bu kadar yaygın olmadığından daha bir keyşf veriridi.
Şİmdi ise bir çok şeyi netten takip ediyorum, gazetelerin yanlı olduğunu düşündüğümden almıyorum. Sevdiğim birkaç köşe yazarını telefonumdan okuyorum.
Tuhaf dergiddini geçtiğimiz hafta bende aldım, özellikle yazan kişiler sebebi ile.
İyi haftalar.

Oytunla Hayat dedi ki...

Özellikle üniversitedeyken çok okurdum dergi... Öyle çok da seçeneğimiz yoktu. Okulların yada klüplerin kendi hallerinde çıkarttıkları bültenler bile kıymetliydi hatta...

Uzun zamandır internetten geçiniyorum bu konuda bende...
Bu dergiyi sen boşu boşuna yazmazsın diye düşündüm şimdi, hemen bakınacağım bizim buralara...

Mutlu Nisanlar arkadaşım.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Gülşah,
Hep benzer okuma serüvenleri yaşıyoruz, internet çağına yakalandığımızdan beri, öyle değil mi?
İnternetin sağladığı bilgiye çabuk ulaşmak işin artısı, yine de yazılı olanı eline alıp sayfaları çevirerek okumanın keyfi başka.
Sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şebnemciğim,
Mutlu Nisanlar olsun, sevgi ve huzur dolu...
Oku bence Tuhaf'ı, seversin. :)