Cumartesi, Eylül 30, 2017

EVE DÖNÜŞ

Sevgili Blog,

Bugün yoldaydım, eve döndüm. 
Sabah kızımla kahvaltı yaptık, ev sahibemi misafir ettim yine. Öğlene doğru toparlanıp AŞTİ'ye gittim. Böylece, ilk kez garip kısaltmalı Otogar'dan çıktım yola. Arabayla yolculuk etmediğimizde, genellikle Söğütözü'ndeki terminalden gider gelirdik ya da trenle yolculuk yapardık. 



AŞTİ çocukluğumun "garaj" diye tanımlanan otobüs terminallerinin bol hormonla kocamanlaştırılmışı gibi duruyor. 
Uzunlamasına bir yapı, yan yana yan yana otobüs şirketleri ve halen daha o şirketlerin kulübecikleri önünde gezinerek, geçen insanlara az sonra kalkacak otobüsler için bilet satan çığırtkanlar.
Bazı şeylerin hep aynı kalması iyi mi saçma mı karar vermek zor.
Fotoğrafı, otobüsten terminal çıkışında çektim. Derdim o güzelim bulutlardı alttaki çirkin devasa binalar değil.



Kızılcahamam'a yaklaşırken yağmur başladı, güzelce yıkadı tozu toprağı.
Bolu Dağı geçişi yine bulutlu ve yer yer sisliydi.
Güneş bulutların arkasından yaz gecesindeki dolunay gibi gözüküyordu.
Ne yazık ki, tam o anı yakalayamadım.




İzmit Körfezi'nde kısa bir süre gün batımı kızıllığı olacaktı ki, bastıran bulutların kurşunisi ağır bastı.
Yolculuk rahat geçti, diyordum ki Samandra'ya geldiğimiz an "işte Paşam İstanbul!" trafik durdu. Bu şehir artık adam almıyor kardeşim, girilemiyor bir türlü.

Neyse işte, bir şekilde aralardan kenarlardan sızıyor ve zorla geliyoruz yine de bu şehr-i İstanbul'a!

Hiç yorum yok: