Salı, Ekim 17, 2017

bu gün dolaştım istanbul'un bütün taşıt araçlarını...


Sevgili Blog,

Bu sabah karşı kıyıda -çalışanlar için normal, benim için erken sayılacak saatte- bir toplantıda bulunmam gerekiyordu. Bu sayede,  geçmişte yıllarca yaşadığım için hissetmez olduğum "belirlenmiş bir saatte bir yerde olmak" stresini hatırladım tekrar.
Toplantı bitince, hazır karşıya geçmişken gerekçesiyle, bir hastane randevusu, arkadaşımla sabah kahvesi, Bienalin kalan sergileri derken yine karşı kıyıda epey bir dolandım. Günün sonunda baktım ki, binmediğim taşıt kalmamış.
Sabah taksi, deniz otobüsü sonra yine taksi, karşı kıyının metrosu hem de aktarmalı, füniküler, tramvay, vapur ve son olarak da bizim kıyının metrosu...



Bütün bu indi bindili seferlerden sonra eve yürürken bizim küçük parktaki ağaçları seyretmek iyi geldi, ruhuma.
Bir de sabah kahvesi içip tatlı tatlı sohbet ettiğimiz "abidesi dikilecek" minik kadın, eski dost iyi geldi, ruhuma.

Hiç yorum yok: