Salı, Aralık 26, 2017

ELMA ŞEKERİ


Bugün ışıklı bir gündü; sabah esen rüzgar masmavi yaptı gökyüzünü, hava parlak, güneş ışığı keskindi.
Deniz kenarına yakın bir kahvede gözümüz ışıktan kamaşarak oturduk, deniz kenarında dalga sesi dinleyerek yürüdük.
Günün nefes alması zevkli zamanlarıydı.

Öğleden sonra bir alışveriş merkezine gitmem gerekti, o yetmedi ikincisine de gittim. 
Darlandım, sabahki nefesler yetmez oldu.
Sonra şu şekerci vitrinini gördüm, elma şekeri dolu.
Kıpkırmızı.
Yeniden nefes almaya başladım sanki.

Çocukluğumda Ankara'ya misafirliğe gittiğimizde, teyzemin akşamüstü eve gelirken getirdiği elma şekerleri aklıma geldi.
Yemesi zor; dondurma gibiymiş desen dilin dudağın kıpkırmızı olur, elma bu diye ısırık alsan dişin geçmez yapışır kalır.
Yine de  ne istersin diye sorulduğunda cevap "elma şekeri".
Cazibesi bitmeyen hep ağzı sulandıran bir düşünce.

Kırmızı ya, renginden olsa gerek.



6 yorum:

*mehtAp dedi ki...

Of çok güzel, iştah açıcılar:)

bilge ve annesi dedi ki...

ne güzel görünüyorlar kırmızının büyüsü bence:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sevgili Mehtap,
Çocukken görsem bu vitrini, bir tane aldırmadan vitrinin önünden kıpırdamam mümkün değildi. :))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Evet Sevdacığım, öyle olmalı.
Kırmızı olsun, benim olsun! :))

şule dedi ki...

elma şekerinin görüntüsü, tadından daha çekicidir her zaman :P

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Evet evet, Şulem.
Yerken o parlak görüntünün tam karşılığını bulamıyor insan. :))